Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, soruları yanıtladı: (2)

"Bankacılık sektörünün Merkez Bankasının sağladığı imkanları kendi imkanlarıyla birleştirerek üretimi finanse etmeleri konusunda gerekeni yapmaları lazım. Bankaların daha düşük oranlarda kredileri finanse etmeleri gerekiyor" "Türkiye Ekonomi Modeli'nde Merkez Bankası olarak üzerimize düşen düşük maliyetli finansman konusunda gereğini yapıyoruz. Yerinde hedefli, ucuz, uzun vadeli finansman ile Türkiye'de üretimi, yatırımı, ihracatı destekleyerek istihdamı artıracağız"

Anadolu Ajansı haberine göre;

ANKARA (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, bankacılık sektörünün, Merkez Bankasının sağladığı imkanları kendi imkanlarıyla birleştirerek üretimi finanse etmeleri konusunda gerekeni yapması gerektiğini belirterek, "Bankaların daha düşük oranlarda kredileri finanse etmeleri gerekiyor." dedi.


Kavcıoğlu, Merkez Bankası İdare Merkezi'ndeki 2022 yılının birinci Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nın ardından ekonomistlerin ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.


Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi'ndeki (Yİ-ÜFE) yüksek artışın Tüketici Fiyat Endeksi'ne (TÜFE) yansıması beklentisine ilişkin bir soru üzerine Kavcıoğlu, dünyada ülkelerin yapısına göre değişmekle beraber ÜFE ile TÜFE arasında büyük farklar olduğuna dikkati çekti.


Üretici fiyatlarının yükselmesinin aynı oranda enflasyonu da yükselteceği değerlendirmelerinin doğru olmadığını ifade eden Kavcıoğlu, şöyle konuştu:


"Bütün ülkelerin TÜFE-ÜFE farkları bizde var. Rusya'da TÜFE yüzde 8 iken ÜFE yüzde 30, Norveç'te TÜFE yüzde 5 iken ÜFE'si yüzde 70. O zaman Norveç'te enflasyonun yüzde 60'a doğru gitmesi gerekir. Bunun örneği çok, İngiltere'de 2,5, Japonya'da 8 katı. Türkiye'de özellikle geçmiş aylarda yaşanan kur ataklarıyla, fiyat davranış bozukluklarıyla, fiyat üzerindeki olumsuz hareketlerle bir köpük, yüksek bir enflasyon oluştuğunu zaten söyledik ama bunun baz etkisinin giderilmesiyle, alınan bu kararlarla beraber enflasyonun hızlı bir şekilde dezenflasyon sürecine gireceğini, planladığımız gibi tek haneli rakamlara ineceğini, liralaşma stratejisi ile beraber Türkiye Ekonomi Modeli'nin temelini oluşturan dinamikleri gerçekleştirdiğimizde Türkiye'de enflasyonun artık sorun olmaktan çıktığı dönemi göreceğiz. Buna inanıyoruz, yaptıklarımızı gördüğünüzde siz de inanacaksınız."


Kavcıoğlu, Türkiye'de ÜFE'den TÜFE'ye geçişin büyük bir kısmının zaten yansımış durumda olduğunu dile getirdi.


- "Düşük maliyetli finansman konusunda gereğini yapıyoruz"


Kavcıoğlu, politika faizi ile bankaların ticari kredi faizleri arasındaki farklara yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, Merkez Bankası olarak bu konuda bankalarla görüşmeleri sürdürdüklerini ifade etti.


Banka olarak faizi yüzde 14'e indirdiklerine dikkati çeken Kavcıoğlu, bu oranda bankalara fon sağladıklarını, bankaların kendi kaynaklarında vadesiz mevduatlarının 500 milyar lira civarında olduğunu, bunların da maliyetleri önemli derecede düşürdüğünü bildirdi. Kavcıoğlu, şöyle devam etti:


"20 Aralık'ta başlattığımız kur korumalı TL ve DTH'den dönüşüm mevduatında faizde yüzde 14 artı 3 puan civarında bir fark verilebilir dedik, yüzde 16,6 maliyeti var. Bu rakam (kur korumalı TL vadeli mevduat ve katılım fonu) bugün itibarıyla 209 milyar liraya ulaşmıştır. Türkiye'deki mevduatların ortalama süresi 45 gün ve altıdır. Bugün 209 milyar liranın yüzde 50'den fazlası 3 ay, yüzde 20-25 civarında 2 ay, 6,9 ay ve 1 yıla uzanan bir vadeye doğru şu an gidiyoruz. Sektörde hem maliyetler düşüyor hem de vadeler uzuyor. Liralaşma stratejisi sayesinde mevduatın vadesi uzayacak, maliyetleri düşecek. Bu da bankanın maliyetlerini düşürecek. Şu an düşürmüş durumda. Reeskont kredilerinde yaptığımız değişiklikle 10 milyar dolara yakın kısmını TL karşılığı veriyorum. Hedefli krediye geçtik. Türkiye Ekonomi Modeli'nde Merkez Bankası olarak üzerimize düşen düşük maliyetli finansman konusunda gereğini yapıyoruz. Hedefli kredi noktasında, parasal genişlemeyi sağlamadan, yerinde hedefli, ucuz, uzun vadeli finansman ile Türkiye'de üretimi, yatırımı, ihracatı destekleyerek istihdamı artıracağız."


Kavcıoğlu, Türkiye'de sanayide kapasite kullanım oranının yüzde 78'e ulaştığına işaret ederek, tüm dünyadaki navlun, ulaşım, arz sıkıntılarına rağmen Türkiye'de sanayinin 24 saat tarihi ortalamaların üzerinde kapasiteyle çalıştığını dile getirdi.


Türkiye'nin cari dengeyle birlikte sürdürülebilir fiyat istikrarını sağlayacağını belirten Kavcıoğlu, şunları ifade etti:


"Burada sadece Merkez Bankasının sağladığı imkanlar bu işe yetmez. Bütün bankacılık sektörünün de bu işe girmesi ve enflasyonun dezenflasyon sürecine başlamasını satın alması lazım. Bu anlamda bankaların, maliyetleri düşürücü etkiyi yaratan Merkez Bankasının yanında durup, daha düşük oranlarda kredileri finanse etmeleri gerekiyor. Bu kapasite kullanım oranlarını aşabilmemiz yeni yatırımlar yapabilmemiz için bankacılık sektörünün Merkez Bankasının sağladığı bu imkanları kendi imkanlarıyla birleştirerek üretimi finanse etmeleri konusunda gerekeni yapmaları lazım. Bugün ortalama maliyetleri aralık ayı kurlarına göre yüzde 16-17 civarındadır. Bu, gittikçe aşağı doğru geliyor. Sizin bu civardaki maliyetinizle yüzde 30 faizle kredi vermeniz doğru değil. Merkez Bankası olarak buna razı değiliz. Cumhurbaşkanı'mızın bu anlamdaki itirazı da haklıdır. "


- "Faizler aşağı doğru geliyor, gelmeye de devam edecek"


Kavcıoğlu, faiz politikasıyla ilgili adımlara ilişkin, "Faizler aşağı doğru geliyor, gelmeye de devam edecek." dedi.


Yeni dönemdeki kur koruma ürünüyle maliyetlerin hızlı bir şekilde düşmeye devam edeceğini vurgulayan Kavcıoğlu, herkesin bunu ve enflasyondaki düşüşü satın alarak çalışmalarını yapması gerektiğini söyledi.


Kavcıoğlu, Merkez Bankasının bağımsızlığına ve politika araçlarının etkinliğine ilişkin bir soruya da "Merkez Bankası bütün kararlarını veri odaklı teknik çalışmalar sonucunda gelişmelere göre alıyor. Bu noktada da politikalarını oluşturuyor. Biz veri odaklı çalışmalarımıza aynı şekilde devam edeceğiz. Türkiye Ekonomi Modeli'nin kalıcı olarak uygulanması ve faizlerin, kurun enflasyon üzerindeki baskısının azaltılması noktasındaki çabalar sonuç verecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın." yanıtını verdi.


Merkez Bankasının ekim ayında açıklanan enflasyon tahminlerinin gerçekleşen rakamlar itibarıyla yanılgı yarattığına ilişkin yorumlar üzerine de Kavcıoğlu, "Bize biraz haksızlık ediyorsunuz diye düşünüyorum. Dünyada ülkeler son 30 yılın en yüksek enflasyonunu yaşıyorlar. Bu ülkelerde analistlerin, yatırımcıların hiçbiri geçen senenin başında ABD'de yılın sonunda yüzde 7 enflasyonun olacağını yazmadı, söylemedi, bu anlamda da hiçbir kararları yok." diye konuştu.


Kavcıoğlu, dünyadaki şartlar içinde açık ekonomisi olan Türkiye'nin bunlardan etkilenmemesinin söz konusu olmadığını dile getirerek, "Bunu sadece faiz indirimlerine bağlamak doğru değil." değerlendirmesinde bulundu.


Yaptıkları çalışmalara göre Türkiye'de ihracattaki üretim için yapılan ithalatın yüzde 25-30 civarında olduğunu söyleyen Kavcıoğlu, şunları kaydetti:


"Ama biz bugün piyasada tamamen dolar bazında bir ithalatın ihracatta kullanım oranını yüzde 80-90 gibi yanlış bir algıyla tüm ticareti döviz üzerinden oluşturmuş durumdayız. Böyle konjonktürde kurun yükselmemesi mümkün değil. Bunun faiz indirimiyle hiçbir ilgisi yok. Faiz indirimi yapmasaydık da bu sefer faiz artırımı için baskıyla aynı şey olacaktı. Biz şimdi doğru bir modeli çalıştık, ortaya koyduk. Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde Türkiye Ekonomi Modeli, üretim, yatırım ihracat ve istihdam. Türkiye bunu sağladığında dünyadan da olumlu anlamda ayrışacaktır. Üretimi artırdığımız noktada fiyatlar da düşecektir, Türkiye de büyüyecektir. Türkiye her şeye rağmen yüzde 10'un üzerinde büyüdü, bunu neden hiç kimse tartışmıyor? Bizim bunu analiz edip destekleyici kararları almamız gerekiyor. Kuru hallettik Allah'ın izniyle inşallah enflasyonu da bu modelle hallettiğimizde Türkiye çok daha iyi yerlere gelecektir."


(Bitti)




Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Kalp
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
X
Yorum Yazma Sözleşmesi
“Sayfamızın takipçileri suç teşkil edecek, yasal olarak takip gerektirecek,hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, müstehcen, toplumca genel olarak kabul görmüş kurallara aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir yorumu bu web sitesinin hiçbir sayfasında paylaşamazlar. Bu tür içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk yorumu gönderen takipçiye aittir. KONHABER yapılan yorumlar arasından uygun görmediklerini herhangi bir gerekçe belirtmeksizin yayınlamama veya yayından kaldırma hakkına sahiptir. Konhaber başta yukarıda sayılan hususlar olmaz üzere kanun hükümlerine aykırılık gerekçesi ile her türlü adli makam tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kendisinden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 332.maddesi doğrultusunda istenilen yorum yapan takipçilerine ait ip bilgilerini ve yapmış olduğu yorumları paylaşabileceğini beyan eder ”
Türkçe العربية English