Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

Kılıçdaroğlu, canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)

"(Ayasofya ile ilgili yargı süreci) O dönemde bir kararnameyle müzeye dönüştürülmüştü, şimdi bir kararnameyle ibadete açılacak, bu kadar basit. Açıyorsanız açarsınız. Bunu siyasi rant alanına dönüştürmek kadar büyük bir yanlış yok" "(Cumhurbaşkanı adaylığı) Ben öteden beri şunu hep söyledim, yine söylüyorum. Bir koltukta iki karpuz taşınmaz. Hem genel başkan olacaksın hem Cumhurbaşkanı olacaksın, bu doğru değil" "Göreceksiniz Türkiye'ye gerçekten demokrasiyi getireceğiz, Türkiye 100 yıl sonra Cu

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ayasofya ile ilgili yargı sürecine ilişkin, "O dönemde bir kararnameyle müzeye dönüştürülmüştü, şimdi bir kararnameyle ibadete açılacak, bu kadar basit. Açıyorsanız açarsınız. Bunu siyasi rant alanına dönüştürmek kadar büyük bir yanlış yok." dedi.


Kılıçdaroğlu, "Bir Ülke Bir Kent" YouTube kanalının canlı yayınında, gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.


Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün, kendisinin barolara ilişkin kanun teklifine yönelik eleştirilerine verdiği yanıtın hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "O eleştirisi için teşekkür ederim Sayın Adalet Bakanı'na. Adalet Bakanı'nın sözleri için söylemiştim. 'Ortada yasa masa, teklif meklif yok. Daha biz görmedik' demişti. 'Görmedik' ne demektir? 'Bana sorulması lazım, benim de görmem lazım' demektir. Ben 'Sayın Bakan rejim değişti, haberin yok mu, sana niye sorsunlar' demiştim. O da benim söylediğimi farklı bir dilde teyit ediyor aslında." diye konuştu.


Rejimin değiştiğini, bütün bakanların aslında anladıkları anlamda bakan olmadığını, devletin memurları olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bakanların parlamentoya karşı sorumlulukları bulunmadığını belirterek memurdan farksız olduklarını savundu.


İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilebileceği iddiaları hatırlatılan ve kadın cinayetlerinin önlenememesine ilişkin öz eleştiri yapıp yapmadığı sorulan Kılıçdaroğlu, İstanbul Sözleşmesi'nin değişeceğini düşünmediğini, bunun gündemi değiştirmek için ortaya atıldığını söyledi.


Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden imzasını çekmesinin, "Türkiye Cumhuriyeti devleti, attığı imzanın bile farkında değil. Dolayısıyla bu devlet bile değil. Türkiye'yi yöneten kişilerin imzaladıkları metinlerden haberleri bile yok." anlamı taşıyacağını dile getirdi.


Kadına yönelik şiddetin nasıl önlenebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, kadın sivil toplum örgütlerinin yöneticilerine "Bütün taleplerinizi sıralayın, bütün milletvekillerine, genel başkanlara gönderin." ve "Siyaset Partiler Yasasında cinsiyet kotası isteyin." şeklinde önerilerde bulunduğunu bildirdi.


- "Bahçeli'nin ne diyeceğini merak ediyorum"


AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın "PKK, FETÖ, benzer kurum ve kuruluşlar, örgütler tutar baro kurarmış. Kursunlar." şeklindeki ifadesine değinen Kılıçdaroğlu, bunun bir bölücülük projesi olduğunu belirterek Turan'ın bu açıklamasıyla ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin değerlendirmesini merak ettiğini söyledi.


Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ile Gelecek Partisinin Millet İttifakı'na dahil olup olmayacağı ya da bu partilerle yeni bir ittifak kurulup kurulmayacağına yönelik soruya Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:


"Bu konuları konuşmak için çok erken aslında. Neden çok erken? O partiler henüz kuruluş aşamasındalar, illerde ilçelerde örgütlenmeye çalışıyorlar, programlarını bir şekliyle hazırladılar, neler yapacakları konusunda kamuoyunu bilgilendirdiler ve siz gazeteci olarak ben de bir siyasetçi olarak bütün açıklamaları büyük bir dikkatle izliyorum, okuyorum. Örtüştüğümüz yerler de var örtüşmediğimiz yerler de var. Ama demokrasi, demokratik parlamenter sistem, devletin saydamlığı konusunda, aşağı yukarı pek çok konuda ortak cümleleri kurabildiğimizi de görüyorum. Önümüzdeki süreçte özellikle seçim kararı alınmadığı sürece böyle bir ittifak arayışını gündeme getirmek 'Buyurun gelin, beraber bir ittifak kuralım' demek doğru değil bana göre. Zaman içerisinde bu oluşacaktır. Onlar da oturacaklardır, kendi yetkili organlarında elbette görüşeceklerdir. Ayrı tüzel kişilikleri var onların. İttifak kurduğumuz partilerin de doğal olarak onlar da kendi aralarında yeni gelişen koşullara göre oturup konuşacaklardır. Belli bir zaman dilimi içinde bu gündeme gelecektir diye düşünüyorum."


Sakarya'daki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamalarla ilgili değerlendirmesi sorulan Kılıçdaroğlu, fabrikanın yasalara, tüzüğe ve yönetmeliğe göre kurulmadığını, havalandırma sisteminin eksik olduğunu ve çalışanların da her an bir patlama olacak kaygısı yaşadıklarına ilişkin ifadelerinin olduğunu söyledi.


- "Yok olan ne? Devletteki liyakat sistemi"


Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:


"Türkiye'de insan hayatı çok ucuz aslında. Öldüğünde hepimiz üzülüyoruz, Allah'tan rahmet diliyoruz. 3 gün sonra hatta 3 gün bile sürmüyor 2 saat sonra her şeyi unutuyoruz. Çünkü yeni bir felaket çıkıyor karşımıza. Onun için de üzülüyoruz, o zaman da Allah'tan rahmet diliyoruz, 'İnşallah böyle bir olay olmaz, Türkiye'de kimsenin başına gelmez' diyoruz. Tam o konuyu biraz oturup düşünürken başka bir felaket çıkıyor. Türkiye aslında bir felaketler ülkesi olmaya başladı. Ekonomik açıdan öyle, günlük yaşamımızda öyle, esnafa bakıyorsunuz perişan, patlamalara, can kayıplarına... Şu gerçeği de unutmamak gerek, iş kazalarında dünya üçüncüsüyüz, Avrupa'nın da birincisiyiz. Yani iş cinayetlerinde. İnsanların hayatları bu kadar ucuz mu? 'Önlem alın' diyoruz, önlem alınıyor. Şimdi hukuken her şey var, onun altını çizeyim. Yasa var mı var, tüzük var mı var, yönetmelik var mı var. Yok olan ne? Devletteki liyakat sistemi. Yani bu işi denetleyecek kişi, liyakatli kişi olursa, bu işi bilen bir kişi olursa o kişi gidip denetlediği zaman raporunun gereği ilgili kuruluşlar tarafından yerine getirilirse, bunlar önlenir niye, önlenmesin. Sadece patlayıcı madde üreten fabrikalar bizim ülkemizde mi? Hayır, pek çok ülkede var. Ama bizde maalesef bunların hiçbirisine uyulmuyor."


Patlayıcılar taşınırken hiçbir önlemin alınmadığını savunan Kılıçdaroğlu, jandarma personelinin talimatla orada görevlendirildiğini öne sürdü.


Kılıçdaroğlu, hayatını kaybedenlerin haklarını kendilerinin savunacağını ve davayı takip edeceklerini belirterek Sakarya'ya genel başkan yardımcılarını, grup başkanvekillerini ve hukukçuları gönderdiklerini bildirdi.


Toplumun bu tür olaylara karşı duyarsızlaştığına işaret eden Kılıçdaroğlu, MÜSAİD'ın moral yemeği düzenlemesini eleştirdi.


Ruhsatın fabrikaya ilgili kanun, tüzük ve yönetmeliğe aykırı verildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, hayatını kaybeden her vatandaşın ailesinin tazminat isteme hakkının olduğunu söyledi.


- Ayasofya ile ilgili süreç


CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ayasofya ile ilgili yargı sürecine ilişkin "Egemenlik üzerinden gitmek... Bu zaten bizim topraklarımız. Bizim topraklarımızda egemenlik konusu mu tartışılır? Müze yapmışlar tamam. Şimdi siz bu müzeyi değiştirmek istiyorsunuz, ibadete açmak istiyorsunuz. İyi, güzel. O dönemde bir kararnameyle müzeye dönüştürülmüştü, şimdi bir kararnameyle ibadete açılacak, bu kadar basit. Açıyorsanız açarsınız. Yani bunu siyasi rant alanına dönüştürmek kadar büyük bir yanlış yok. Onlar şöyle hesapladılar, 'Biz şimdi müzeyi ibadethaneye dönüştüreceğiz, CHP buna karşı çıkacak. Biz de diyeceğiz ki bak işte gördünüz mü, biz yıllardır diyorduk bu CHP dinsiz imansız diye, bak yine karşı çıktılar.' Tam tersi, açıyorsan aç kardeşim. Zaten oranın imamı var, namaz kılınıyor, minarelerde ezan okunuyor. Yıllar yılı toplumu aldılar, başka bir yere götürdüler. Sanki bu ülkede Ayasofya'nın açılışına herkes karşıymış gibi. Yok kardeşim, açıyorsan aç bir kararnameyle." diye konuştu.


- Cumhurbaşkanı adaylığı


"Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylık fikri aklınızdan geçiyor mu?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Ben öteden beri şunu hep söyledim, yine söylüyorum. Bir koltukta iki karpuz taşınmaz. Hem genel başkan olacaksın hem cumhurbaşkanı olacaksın, bu doğru değil. Paralel yapı var zaten orada. O paralel yapıyı şimdi aşağıya kadar taşıyorsunuz. Şimdi cumhurbaşkanını temsil eden iki kişi var ilde, biri vali biri de AK Parti il başkanı. İkisi de eşit aslında bunların. Yani vali de Erdoğan'ı temsil ediyor, AK Parti il başkanı veya ilçe başkanı da. Hem bu düzene karşı çıkacaksınız hem de 'Hayır ben de bu koşullarda olacağım' diyeceksiniz, doğru değil, ben bunları kabul etmiyorum." yanıtını verdi.


CHP Genel Başkanı'nın "Cumhurbaşkanlığını istemiyorum" demesinin iddiasızlık olarak yorumlandığının belirtilmesi üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, "Hiç meraklanmayın. Göreceksiniz Türkiye'ye gerçekten demokrasiyi getireceğiz, Türkiye 100 yıl sonra Cumhuriyet'ini gerçek anlamda bir demokrasiyle taçlandıracak, bunu yapacağız, bu konuda kararlıyız. Onun dışındaki böyle yapay tartışmalar, yok cumhurbaşkanı olacak, yok bilmem ne olacak, yok aday olacak, yok aday olmayacak, yok şunlar bunlar... Bunlar o kadar basit ve sıradan tartışmalar ki insanı yoran tartışmalar. Bizim bir ittifakımız var yeri ve zamanı gelince oturulur, konuşulur. Yani dereyi görmeden paçayı sıvamak, 'Efendim ben şöyle yapacağım, ben böyle yapacağım' demek... Bu bir birikim işidir, akıl işidir, bireysel bir olay değildir, demokrasi, Türkiye ve Türkiye'nin geleceği olayıdır. Bu çerçevede bakmak, değerlendirmek lazım." ifadelerini kullandı.


(Bitti)






Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.