Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

İçişleri Bakanı Soylu, canlı yayında soruları yanıtladı (2)

"Bana, 'AYM ile niye böyle sert bir polemiğe girdin, acaba kişileri mi hedef aldın?' diye soruyorlar. Hayır, kişileri hedef almadım. Bu günde bana laf yetiştirip, güya istiskal etmeye çalışan bir takım değerlendirmeler ortaya koyuyorlar. Ben onları kendime şeref mahyası olarak kabul ederim" "Bir AYM üyesinin bisikletini gösterip, anayasanın 137. maddesini ortaya koyup, 'hukuka kimse müdahale edemez' gibi sadece PR üzerinden tweet atması son derece sakil bir davranıştır" "15 Temmuz'dan sonra bir

İSTANBUL (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bana, 'AYM ile niye böyle sert bir polemiğe girdin, acaba kişileri mi hedef aldın?' diye soruyorlar. Hayır, kişileri hedef almadım. Bu günde bana laf yetiştirip, güya istiskal etmeye çalışan birtakım değerlendirmeler ortaya koyuyorlar. Ben onları kendime şeref mahyası olarak kabul ederim." dedi.


Bakan Soylu, TGRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


Yeni nesil ehliyet ve pasaport işlemlerinin artık nüfus müdürlüklerinde yapıldığını aktaran Soylu, Emniyet Müdürlüklerini bu yükten kurtardıklarını söyledi.


Soylu, vatandaş memnuniyeti odaklı bir hizmet yürüttüklerini dile getirerek, şu ana kadar 76 bin kişinin ehliyetini kimlik kartına yüklettiğini vurguladı.


Bakan Soylu, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan'ın, kendisine cevaben yaptığı açıklamanın sorulması üzerine, AYM Başkanı ile kişisel bir sorununun olmadığını ifade etti.


- "Bizim dilimiz düşünceyi saklamaz"


Ancak, karşı karşıya kaldığı meseleyi kendi üslubuyla ifade etmeye çalıştığına dikkati çeken Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Hepimiz ülke için çalıyoruz. Bizim dilimiz düşünceyi saklamaz, belki problemimiz bu olabilir. Ne varsa onu ifade etmeye çalışırız. AYM ne zaman kuruldu? AYM'nin ilk kurucuları Menderes'i asanlardır. Biz bu sistemi tartışmazsak yaptığımız işlerin hiçbir ehemmiyeti kalmaz. Türkiye kaç yıl başörtüsünü tartıştı? AYM burada ne yaptı? Kendi görevi olmayan bir meseleyi iptal eti. Refah Partisi'ni kim kapattı, ne yaptı Refah Partisi bu ülkeye? Nerede bu özgürlük? 367 garabetini de AYM sağladı. 17-25 Aralık nasıl geldi bu ülkeye? Bunu biri söylesin. Bütün bunlardan sonra derdiniz nedir, bugün ne oluyor da tekrar bir bisiklet tartışması başlattınız? Bir AYM üyesinin bisikletini gösterip, anayasanın 137. maddesini ortaya koyup, 'hukuka kimse müdahale edemez' gibi sadece PR üzerinden tweet atması son derece sakil bir davranıştır. Eğer bu davalar görülürken İçişleri Bakanı olarak, 'Benle alakası var, buna şöyle bakın' dersem bu tweeti atarsın ve 'yargıya kimse müdahale edemez' dersin. Ancak ben böyle bir şey yapmamışım ki. Tam tersi bitmiş, benim sonradan haberim olunca bir reaksiyon ortaya koymuşum. Eleştirme hakkı her zaman var, ben eleştirmiyorum ki senin arkadaşların eleştiriyor. Öyle bir hava oluşturuluyor ki sanki biz buna müdahale etmişiz de bu da anayasanın 137. maddesine aykırı gelmiş de öyle bir istifham oluşturmaya çalışmışlar. Bu büyük bir haksızlıktır."


Soylu, hendek olaylarında ortaya konulan bildiriyi hatırlatarak, "Orada onlarca, yüzlerce evlat şehit ve gazi oldu. Bu memleket kolay mı kurtarıldı? Bu insanlar niye şehit oluyorlar? Rezil bir bildiri bu. İlk derece mahkemeler bunlara, 'Siz suç işlediniz, terör örgütü ile eşdeş bir tavır ortaya koydunuz' diyor. AYM ise buna 'düşünce özgürlüğü' diyor. Aynen Erdoğan'a ve devlete hakaret edenlere düşünce özgürlüğü dediği gibi buna da 'düşünce özgürlüğü' diyor. Biz bu ülkenin varlığı için kendini feda edenlere ne diyeceğiz? Bana, 'AYM ile niye böyle sert bir polemiğe girdin, acaba kişileri mi hedef aldın?' diye soruyorlar. Hayır kişileri hedef almadım. Bu günde bana laf yetiştirip, güya istiskal etmeye çalışan birtakım değerlendirmeler ortaya koyuyorlar. Ben onları kendime şeref mahyası olarak kabul ederim." ifadelerini kullandı.


Soylu, şunları kaydetti:


"Şekerle zehri bir araya koyuyorlar. Bu ülkede 15 Temmuz'u kim yaptı, fabrika işçisi mi yaptı? Kim yaptı? Kamu bürokrasisi. Kamudan çıkmadı mı? Bir tarafta yargı, bir tarafta TSK'nin içine girmiş hainler değil mi? Bir tarafta polisten ve jandarmadan ayıkladıklarımız değil mi? Devlete gelmiş sızmışlar ve ülkemizi satmışlar. Peki ne olmuş da bunlar girmişler. Biz 15 Temmuz'dan sonra bir karar aldık, 'devlete güvenlik tahkikatıyla adam alalım' dedik. Bundan masum bir istek yok. Markete adam alırken bile 'kim?' diye bakıyorsun. Bir derdimiz ve endişemiz olmasa bunu ortaya koymayız. Bunu bir tehdit olarak algılıyorum. Özgürlüğümüze, hukuk devletimize bir tehdit olarak algılıyorum. 15 Temmuz'da da bu anayasa yok muydu? Peki nasıl darbe yapmaya kalktılar? Biz devlete adam alırken kılı kırk yarmalı mıyız, yarmamalı mıyız?"


(Sürecek)


Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat x