Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısına video konferansla katıldı: (3)

"CHP Genel Başkanı'nın buhrandan çıkış diye dillendirdiği hususların hiçbiri de sadra şifa olacak bir teşhis veya teklif içermiyor" "Başbakanlığım döneminde bakan, bürokrat olarak görev verdiğimiz kimi isimlerin de şimdi bunlarla aynı teraneleri mırıldanıyor olmasını üzüntüyle takip ediyorum. Siyasetin temelinde millete karşı dürüst olma vardır" "Düşünün bakan durumunda olanlar veyahut daha farklı görevler verdiğim kişiler şimdi farklı bir şekilde saldırı içindeler. Ya sen bakansın, atılan bir a

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP Genel Başkanı'nın buhrandan çıkış diye dillendirdiği hususların hiçbiri de sadra şifa olacak bir teşhis veya teklif içermiyor." dedi.


Erdoğan'ın başkanlığında AK Parti il başkanları, il kadın kolları başkanları, il gençlik kolları başkanları, büyükşehir belediye başkanları, il belediye başkanları ve il genel meclis başkanlarının video konferansla katılımıyla 137. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı yapıldı.


Toplantıda konuşan Erdoğan, Türkiye'nin hayrına ve faydasına olan her teklife açık olduklarını anlattı.


"CHP Genel Başkanı'nın buhrandan çıkış diye dillendirdiği hususların hiçbiri de sadra şifa olacak bir teşhis veya teklif içermiyor." diyen Erdoğan, CHP'nin her zamanki gibi yapıcı siyaset yerine yıkıcı muhalefeti tercih ettiğini söyledi.


Ana muhalefetin Türkiye'nin son 18 yıldaki kazanımlarının hepsini yerle bir edip ülkeyi eskiye götürmeye niyeti dışında hiçbir yeni ve akıl ürünü teklifine rastlamadığını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Gerçi bunlar hep böyleydiler. Biz Türk lirasını 6 sıfır atarak yeniden itibarlı hale getirdiğimizde bunlar ona da karşı çıkıyorlardı. Biz 2008 küresel krizinin ülkemizi teğet geçeceğini söylediğimizde felaket tellallığı yaparak bize saldırıyorlardı. Biz enflasyonu yüzde 63'ten hamdolsun tek haneli rakamlara düşürdüğümüzde bunu takdir etmek yerine anlamsız bir karın ağrısıyla eleştirmeyi sürdürüyorlardı. Ülkemizde faiz çift haneli rakamdayken bunu da yine tek haneli rakama düşürdüğümüzde yine aynı şekilde zil takıp oynuyorlardı. Ülkemizde 9 milyona yakın yeni istihdam oluşturduğumuz halde ısrarla ve inatla 'öldük, bittik' türküsü söylemeye devam ediyorlardı. İhracatı 36 milyar dolardan 180 milyar doların üzerine çıkarttığımızı gördükleri halde kamuoyuna sürekli kötümserlik havası pompalamaktan vazgeçmiyorlardı. Ülkemize gelen turist sayısını 16 milyondan 51 milyona, turizm gelirini 12 milyar dolardan 35 milyar dolara çıkarmış olmamıza rağmen bunlardan olumlu tek söz duyamadık. Hatırlayın; Merkez Bankası rezervimiz görevi devraldığımızda 27,5 milyar dolardı, bunu Başbakanlığım dönemimde bu rakamı biz 135 milyar dolara çıkardık ama herhangi bir takdir ifadesi yine işitmedik."


Erdoğan, işçi ve memurlardan emeklilere kadar ülkedeki tüm kesimlerin gelirlerinde geçmişle mukayese edildiğinde çok büyük reel artışlar sağlanmasına rağmen muhalefetin ithamlarından kurtulamadıklarını aktardı.


- "Atılan bir adımda Başbakanın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin?"


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlığı döneminde görev verdiği bazı isimlerin yaptıklarını eleştirerek, şöyle devam etti:


"Başbakanlığım döneminde bakan, bürokrat olarak görev verdiğimiz kimi isimlerin de şimdi bunlarla aynı teraneleri mırıldanıyor olmasını üzüntüyle takip ediyorum. Siyasetin temelinde millete karşı dürüst olma vardır. Düşünün bakan durumunda olanlar veyahut daha farklı görevler verdiğim kişiler şimdi farklı bir şekilde saldırı içindeler. Ya sen bakansın, atılan bir adımda Başbakan'ın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin? Şimdi nasıl oluyor da sanki o işleri kalkıp 'Ben, ben, ben...' Ne beni ya, nasıl oluyor? Bir başbakan onay vermeyecek, sen kalkacaksın bir bakan olarak adım atacaksın? Bunu kime yutturuyorsunuz? Öyle kalkıp YouTube'larda, topladığınız belli adımlarla netice almanız mümkün değil. İyi olan her şeyi biz şu anda takdir edecek insan arıyoruz. Kötü olan her şeyi bize yıkma hesabı içerisinde olanlara da zaten milletim hesabını sorar. Bu milletin vicdanından her şey Allah'ın izniyle döner. Biz hayatımızın her döneminde olduğu gibi bundan sonra da eksiğiyle fazlasıyla yürüttüğümüz görevlerdeki tüm sorumluluğu üstlendik, üstlenmeye de devam edeceğiz."


- "Onların sıkleti bunu çekmez"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek, şunları söyledi:


"CHP Genel Başkanı'nın ise güya ülkeyi buhrandan çıkarmak için sıraladığı başlıklara baktığımızda çoğunun kendilerini taraf ettiğini görüyoruz. Mesala; israf diyor, ya kendi belediyelerinizdeki rezaletlere hiç dönüp bakmıyor musunuz? Gözünü millet hizmet için yapılan hastanelere dikiyor. Tüm dünya bizden kamu-özel ortaklığı modelini örnek alırken, Antalya G-20 Toplantısı'nda 'Bize şu kamu-özel ortaklığını bir anlatsana.' dediler. Ben Antalya G-20 Toplantısı'nda kamu-özel ortaklığını anlattım. Ama Bay Kemal ve avanesi hala bu kamu-özel ortaklığını anlamadılar, anlayamazlar, zira onların sıkleti bunu çekmez. CHP şimdi buna karşı çıkıyor, Düşünün bu zat SSK'nin başında bulundu. SSK'nin başında bulunduğu zaman hastanelerde halimiz neydi hatırlayın. Ne araç-gereç ne cihaz ne ilaç bunların hiçbiri yoktu. Vatandaş kuyruklarda sersefildi ve sefalet kol geziyordu. Rahmetli Savaş Ay'ın programını hatırlayın. O programda bu beyefendi cevap vermekten acze düşüyordu. Zaten o rezalet ona yeterli. Şu anda o zaman o çekimin yapıldığı Okmeydanı SSK Hastanesi'ni, bu Kovid-19'da rahmetli olan Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu'nun adıyla biz sıfırdan yaptık. Orası Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi olarak dört dörtlük hizmet veriyor. 'Bay Kemal, zahmet olmazsa ziyaret edin, görün.' Bak senin o çekimin yapıldığı hastane şimdi ne halde."


- "Makyajlar şu anda dökülmeye başladı"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun "merkez-yerel" dengesi yönündeki açıklamalarını da eleştirerek, şunları kaydetti:


"Merkez-yerel dengesi diyor. Kendi belediyeleri sorumluluklarını yerine getiremediği için onların görevlerini bakanlıklarımızın üstlendiğinden hiç söz etmiyor. İşte İzmir, biliyorsunuz suyu belediyelerin su idaresi getirir, İzmir'de susuzluk baş göstermişti ve İzmir'in suyunu o zaman biz Devlet Su İşleri ile yapmıştık. Aynı şey Van için de geçirli. Van'da da bunu yaptık. Halbuki biz belediyelerin bütçeden aldıkları payları geçmişte hiç olmadığı kadar yüksek oranlara getirdik. Bunların dertleri hizmet etmek değil, şov yapmak. Olanların üzerindeki makyajlar şu anda dökülmeye başladı. Halka hizmetten başka gayeleri olmayan, merkez-yerel iş birliğinin en güzel örneklerini sergileyen Vefa Sosyal Destek Gruplarına bir PKK'nın bir de CHP'nin saldırmış olması bunun ispatıdır. Bunların birbirinden farkı yok. 'Liyakat' diyor, AK Parti döneminde kamuya tüm alımların merkezi sınavla yapıldığını görmezden geliyor."


(Sürecek)







Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.