Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan TRT ortak yayınında soruları yanıtladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (3) "Türkiye Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkelere bütün bunlara yönelik adilane paylaşım temelinde bir çağrı yapmış durumda. Hakkaniyeti temel alacak şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç, orayı buraya karıştırmayacağız, bölgede tüm kıyıdaş ülkelerle deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için müzakerelere hazır olduğumuzu en başından beri vurguluyoruz. Bizim barışçı bir çözüme destek veren tutumumuz başından beri değişmedi, yine aynı yerdeyiz. Hakça b

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkelere adilane paylaşım temelinde bir çağrı yapmış durumda olduğunu belirterek, "Hakkaniyeti temel alacak şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç, orayı buraya karıştırmayacağız, bölgede tüm kıyıdaş ülkelerle deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için müzakerelere hazır olduğumuz en başından beri vurguluyoruz. Bizim barışçı bir çözüme destek veren tutumumuz başından beri değişmedi, yine aynı yerdeyiz. Hakça bir çözüm için tüm ülkelere diyalog çağrımız sürmektedir." dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


"Libya ile varılan mutabakat neticesinde Türkiye'nin resmi olarak hak sahibi olduğu alanlarda yakın vadede bir çalışma yapılması planlanıyor mu? Doğu Akdeniz'deki diğer kıyıdaş ülkelerle de Libya ile varılan mutabakat benzeri anlaşmalar olabilir mi?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, bu anlaşmanın her şeyden önce Türkiye-Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlarının ne olduğunu belirlediğini ifade etti.


Erdoğan, şimdi sınırların artık belli olduğunu, Türkiye ile Libya'nın kendi alanlarında ortak arama-tarama faaliyeti yapabileceğini ya da Libya'nın kendi alanında Türkiye'ye bu hakkı tanıyabileceğini dile getirerek, mutabakat muhtırası ile Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığının en batı sınırlarının Yunan adalarının karasularının dış sınırına kadar uzatıldığını aktardı.


Kıta sahanlığı haklarını korumaya devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:


"Ülkemizin diyaloğu ve görüşmeleri teşvik edici tutumunu sürdürürken, önümüzdeki dönemde hem kendi haklarımızı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını koruyacağız. Tek taraflı adımlara izin vermeyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Tabii burada en önemli durum veya en güzel şey şu, eskiden biz böyle sondaj için bir gemi alalım veya sismik araştırma için bir gemi bulalım, bırakın kiralamaya muktedir değildik ama şimdi kendimize ait gemilerimiz var. Bunlarla bu çalışmayı yapıyoruz. Hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerle anlaşma imzalama yetkisi ve hakkı var. Uluslararası deniz hukuku, karşılıklı kıyıların 400 milden az olduğu durumlarda taraflara kendi aralarında anlaşarak sınır belirleme hakkı tanıyor, hatta bunu teşvik ediyor. Türkiye Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkelere bütün bunlara yönelik adilane paylaşım temelinde bir çağrı yapmış durumda. Hakkaniyeti temel alacak şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç, orayı buraya karıştırmayacağız, bölgede tüm kıyıdaş ülkelerle deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için müzakerelere hazır olduğumuzu en başından beri vurguluyoruz. Bizim barışçı bir çözüme destek veren tutumumuz başından beri değişmedi, yine aynı yerdeyiz. Hakça bir çözüm için tüm ülkelere diyalog çağrımız sürmektedir. Beraber bu çalışmaları yürütebiliriz. Nitekim şu anda Birleşmiş Milletler'e gönderdiğimiz malum bu durumun içeriğini belirten yazımız ve bundan sonraki süreçte bizim artık Libya ile birlikte bu çalışmaların başlayacağı süreç olacaktır."


- "Düşman olanlar varsa onları da dost olmaya davet etmek"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güney Kıbrıs hariç, bütün kıyıdaş devletler derken, farklı konularda sorun yaşadığımız devletler de dahil, bütün devletleri kastediyoruz." şeklindeki yorum üzerine, "Bunları otururuz, konuşuruz, değerlendiririz, yani bizim derdimiz düşman kazanmak değil, dost kazanmak. Düşman olanlar varsa onları da dost olmaya davet etmek. Derdimiz bu." değerlendirmesinde bulundu.


"Libya'nın BM tarafından tanınan meşru hükümeti eğer bir destek isterse Türkiye'den askerimiz Libya'ya gider mi?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, "Böylesine bir çağrı özellikle Türkiye'ye tabii ki bu hakkı tanır. Yani Libya halkından, yönetiminden böyle bir davet geldiği anda bu bizim için adeta bir hak doğurur." diyerek, burada askeri güvenlik ve denizde hakkaniyet konusunda anlaşma yaptıklarını hatırlattı.


Erdoğan, Birleşmiş Milletler'in 2011'den beri Libya'ya silah satışının önüne geçen bir ambargo uyguladığını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Ancak Libya Ulusal Hükümetinin çağrısı karşısında asker gönderme faaliyeti bu kapsamda asla yorumlanamaz. Böyle bir davet gelmesi durumunda Türkiye nasıl bir inisiyatif üstleneceğine kendisi karar verecektir. Biz bir yerlerden izin almayız. Bunun kararını kendimiz veririz. Kaldı ki Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Hafter'e her türlü askeri destek sağlayarak Birleşmiş Milletler kararlarını da deliyor. Özellikle Türkiye, Libya'da faaliyet gösteren gemileri, şirketleri ve insani yardım kuruluşlarını koruma hakkına da sahiptir. Nitekim bazı ülkeler bu tarz faaliyetler gerçekleştiriyor. Örneğin İtalya Mısrata'da kurduğu hastaneyi korumak için bir miktar asker bulunduruyor. Öte yandan, Türkiye dışına asker gönderilmesi koşulları ve buna ilişkin olarak mevzuatımız bakımından atılması gereken adımlar var. Türkiye ile Libya arasında akdedilen asker veya Askeri Güvenlik İşbirliği Mutabakat Muhtırası iki ülke arasında eğitim ve teknik destek konularında iş birliğine yöneliktir. Anılan mutabakat muhtırasının Libya ile 2012'de akdedilen askeri eğitim iş birliği anlaşmasının güncellenmesi niteliği de haiz, benzer anlaşmalar 60 ülkeyle imzalandı. Ulusal mutabakat hükümetiyle başlattığımız söz konusu iş birliğinin Libya'da siyasi sürece dönüş çalışmaları kapsamında gündemde olan Libya'da güvenlik reformu çalışmalarına katkı mahiyetinde değerlendirilmesi gerekmektedir ve biz bu konuda Libya'ya her türlü desteği vermeye açığız."


- "Rusya da Hafter konusunda mevcut tezi gözden geçirecektir"


Rusya'nın Libya tutumunun sorulması üzerine Erdoğan, Putin ile bu aralar bir görüşme talebinin olduğunu, ayrıca gelecek ayın 8'inde Putin'in Türkiye'de olacağını dile getirdi.


Erdoğan, bu görüşmeyi bu hafta içi gerçekleştirmek isteğini söyleyerek, "Çünkü Hafter konusu aslında istiyorum ki Rusya ile münasebetlerde yeni bir Suriye doğurmasın ve ben inanıyorum ki Rusya da Hafter konusunda mevcut tezi gözden geçirecektir. Çünkü bunun legal bir yönü yok. İllegal birisi. Aynı şekilde yapılan destekler de zaten bu illegalite içerisinde sürdürülüyor. (Hafter) Şu anda durumu da zaten pek iyi değil." diye konuştu.


Rusya Devlet Başkanı Putin'in gelecek ayın 8'inde İstanbul'a geleceğini ve Türk Akımı Projesi'nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Erdoğan, bu hafta yapmayı istedikleri görüşmenin ise sadece Libya'ya, Hafter konusuna yönelik bir telefon görüşmesi şeklinde olacağını kaydetti.


(Sürecek)






Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X