Son Dakika Haberler

Ramazan ayında yapılacak dualar, ramazan ayında bir yemek önerisi, ramazan ayına özel hikayeler...

Bir dua, bir hikaye, bir yemek, bir hadis
SEMADAN DAMLALAR

Mü'min (7-9): Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler. Müminlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır.

O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler). ﴾7﴿ Rabbimiz! Onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vâdettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz azîz ve hakîm olan sensin! ﴾8﴿ Bir de onları, her türlü kötülüklerden koru. O gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş olursun. Bu en büyük kurtuluştur. (9)

PEYGAMBERİMİZİN İZİNDE

Ömer b. el-Hattâb (r.a.)’ın naklettiğine göre, Rasûlüllah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Eğer siz Allah’a gereği gibi tevekkül etmiş olsaydınız, tıpkı sabahleyin kursakları boş olarak çıkıp (akşam) dolu olarak dönen kuşların rızıklandırıldığı gibi sizler de rızıklandırılırdınız.” (Tirmizî, Zühd, 33.)

YAKARIŞ 

“Ey Rabbim! Zindan bana bunların davet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer Sen, bu kadınların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, ben onların sevdasına düşer, cahillerden olurum.” (Yûsuf, 12/33)

“Allah’ım! Beni bağışla, bana merhamet et, beni cezalandırmaktan vazgeç ve beni affet, şüphesiz Sen çok bağışlayan, çok merhametli olansın.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 1, No: 29148)


FIKHİ MESELELER ORUÇTA TEMKİN VAKTİ NEDİR, UYGULANMAKTA MIDIR?

Temkin, güneşin doğuş, batış vakti ile namaz vakitlerinin hesaplanmasında, vakitlere eklenen veya çıkarılan zamanı ifade etmektedir. Bu uygulamanın temel nedeni yerleşim yerinin en doğusu ile batısı arasındaki zaman farkı, bulunulan yerin dağlık veya tepelerle kaplı olması gibi namaz vaktinin tam olarak tespit edilmesini engelleyen durumların var olmasıdır. Bu gerekçelerle ülkemizde temkin uygulaması bir müddet sürdürülmüş, namaz vakitlerini tespitte imsak ve güneşin doğuşunda bir miktar zaman çıkarılmış; öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde de bir miktar eklenmiştir.

Ancak günümüzde teknik imkanlar son derece gelişmiş, her il ve ilçenin namaz vakitleri ayrı ayrı belirlenmiştir. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak “temkin/ihtiyat” uygulamasına artık ihtiyaç kalmadığı anlaşılmış ve 1983 yılından itibaren ülkemizde temkin uygulamasına son verilmiştir.

Başkanlığımız takvimlerinde temkin uygulaması bulunmadığından, oruca başlayacak kişilerin gösterilen “imsak” saatinde yemeyi içmeyi kesmeleri gerekmektedir. Sabah namazı kılacak olanlar da imsak vaktinden itibaren namazlarını kılabilirler.

İFTARLIK

ANNE KÖFTESİ


Adını bazen hazırlandığı bölgeden alan kimi zaman İnegöl, kimi zaman Akçaabat, Tekirdağ olan köfte, yüzyıllar öncesinden bu topraklara malolmuş bir lezzet. Türkiye'nin 7 bölgesinde farklı reçetelerle hazırlanan köfte, 7'den 70'e herkesin damak zevkine hitap ediyor. Kah kullanılan baharatların kah etin tadının baskın olduğu tüm tariflerinde şekliyle, pişirilme tarzı ve aromasıyla köfte 300'e yakın isimle anılıyor. Bize göre lezzeti belirleyen ne mangalda ne uygun baharat oranında ne de etin cinsinde... Köftenin en belirleyici lezzet sırrı malzemeleri sevgiyle yoğuran ellerde saklı. Köfteyi yoğuran ona şekil veren anne eliyse en sade malzemeler bile nasıl da akıl alamaz lezzetlere dönüşür. Aynı zamanda yanında ızgara biberi, piyazı ve pilavıyla servis edildiğinde sofradakilerin yüzünü güldürür.

ADIMLAR
1 / 3
Köfte için suyu, karbonatı ve limonu bir bardakta karıştırın.
1/8 (Çeyrekten daha az) su bardağı su
1 çay kaşığı karbonat
Birkaç damla limon suyu
2 / 3
Kalan malzemeleri bir yoğurma kabına alın ve karbonatlı karışımı da ilave edip 5-10 dakika kadar yoğurun.
1/2 (Yarım) kg köftelik dana döş kıyma
1 adet rendelenmiş kuru soğan
4 diş rendelenmiş sarımsak
3 çorba kaşığı galeta unu
1 tatlı kaşığı toz kimyon
1 çay kaşığı toz karabiber
1 çay kaşığı toz yenibahar
1 çay kaşığı toz zerdeçal
1/2 (Yarım) demet maydanoz
Yeteri kadar tuz
3 / 3
Ceviz büyüklüğünde parçalar alın elinizle şekil verip bir tepsiye alın buzdolabında en az yarım saat dinlendirin. Yağı kızdırın ve köfteleri kızartın.


GÜNÜN KONUSU

İNSANI İNSAN YAPAN ÖZELLİK


Güzel ahlâk, imânı kemâle erdirir, hayatı tezyîn eder ve sahibini Allâh’ın rızâsına yaklaştırır. Ahlâklı bir insan olmak, Cenâb-ı Hakk’ın güzel sıfatlarıyla bezenmek demek olduğundan, aynı zamanda Allâh’a yakınlığın da bir alâmetidir.

İslâm’da ahlâk boyutu vardır ki, o da ferdî ve ictimâî hayata derinlik ve kıvam kazandırır.
İslâm’ın gâyesi, beşeriyeti fazîletkâr bir medeniyet hâline getirmektir. Bunun tahakkuku ise ancak insanların yüksek bir ahlâkî seviyeye ulaşmasına ve böylece fazîletlerle muttasıf olmasına bağlıdır. Bu sebeple İslâm, îtikad ve amelden sonra en ziyâde ahlâka ehemmiyet vermiştir.
Ahlâk, inanç ve ibadetlerdeki samimiyeti ihtivâ ettiği gibi bu tavrın kullarla münâsebetlere de aksettirilmesi, onlara karşı merhametli, cömert, hürmetkâr, âdil, samimî ve lûtufkâr davranılması mânâlarına gelir. Çünkü insanın Cenâb-ı Hak ile olan münâsebetlerini diğer insanlarla olan münasebetlerden tamamen tecrîd etmek mümkün değildir.

Güzel ahlâk, imânı kemâle erdirir, hayatı tezyîn eder ve sahibini Allâh’ın rızâsına yaklaştırır. Ahlâklı bir insan olmak, Cenâb-ı Hakk’ın güzel sıfatlarıyla bezenmek demek olduğundan, aynı zamanda Allâh’a yakınlığın da bir alâmetidir.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:

“Allah Teâlâ, rızıklarınızı aranızda taksim ettiği gibi ahlâkınızı da aranızda taksim etmiştir. Allah -azze ve celle-  dünyayı sevdiğine de verir sevmediğine de. Dîni ise ancak sevdiklerine verir. Allah Teâlâ kime dîni lûtfetmişse onu seviyor demektir.” (Ahmed, I, 387)

Bu hadîs-i şerîfte din ile ahlâkın ne kadar birbirine bağlı olduğunu, hattâ birbirinin yerine kullanıldığını görmekteyiz.

Yine Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:

“Cibrîl -aleyhisselâm- bana Allah Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu söyledi: «Bu dîn, Zâtım için seçip râzı olduğum bir dîndir. Ona ancak cömertlik ve güzel ahlâk yakışır. Müslüman olarak yaşadığınız müddetçe onu bu iki hasletle yüceltiniz!»” (Heysemî, VIII, 20; Ali el-Müttakî, Kenz, VI, 392)

GERÇEK ADEM KİMDİR?

İnsanı insan yapan asıl cevher, ahlâktır. Şeyh Sâdî ne güzel söyler:

“Her gözü, kulağı, ağzı olan Âdem değildir. Nice şeytanlar vardır ki; Âdemoğlu kılığında görünürler. Gerçek Âdem, ahlâkı güzel olan kişidir. Yüz güzelliği, daha başka süsler, dünyadaki fânî nakışlara benzer.”

Mevlânâ Hazretleri de edep ve ahlâktan mahrum olan insanların ne kötü durumlara düştüğünü şöyle ifade buyurur:

“Yüksek mevkîleri ele geçiren ahlâksızların, bilgisizlerin yaptıkları kötülükleri, yüzlerce vahşî aslan bir araya gelse yapamaz!” (Mesnevî, c. IV, beyt: 1441)

“Gamdan, kederden, sıkıntıdan başına ne gelirse bunlar, pervâsızlıktan, edepsizlikten ve küstahlıktan gelir. Dost yolunda edepsiz, pervâsız olan kişi, başkalarının da yolunu vurmuş olur. Böyle kişi mert değil nâmerttir.

Edepten dolayı bu gökler, nûra gark olmuştur. Melekler de edeplerinden ötürü temiz ve mâsum olmuşlardır.” (Mesnevî, c. I, beyt: 89-91)

Bu sebeple Müslümanlar, edep ve ahlâka çok ehemmiyet vermişlerdir. Nitekim Osmanlı toplumunu müşâhede eden İngiliz seyyah Busbecq, Türklerin günlük hayatlarında Peygamber’lerinin barış yolunu izlediklerini, küfürden ve kavgadan nefret ettiklerini ifâde etmektedir.[1]


KISSADAN HİSSE

BEŞİKTE KONUŞAN ÇOCUK


Bir zamanlar Cüreyc adında ibadete düşkün bir kimse vardı. Bu adam bir mâbede yerleşip orada ibadet etmeye başladı. Bir gün Cüreyc'in annesi oraya geldi. Mâbedin dışından:

- Cüreyc! diye seslendi.

Cüreyc o sırada namaz kılıyordu. Kendi kendine: "Yâ Rabbî anneme cevap mı versem, yoksa namazıma devam mı etsem" diye söylendi. 

Sonra namazına devam etti. Annesi de dönüp gitti.

Ertesi gün annesi yine Cüreyc namaz kılarken çıkageldi ve:

- Cüreyc! diye seslendi.

Cüreyc yine kendi kendine: "Rabbim! Anneme mi cevap vermeliyim, yoksa namazıma mı devam etmeliyim" diye söylendi. Sonra namazına devam etti.

Üçüncü gün yine Cüreyc namaz kılarken annesi geldi ve:

- Cüreyc! diye seslendi.

Cüreyc yine içinden: "Rabbim! Anneme cevap mı versem, yoksa namazıma devam mı etsem" diye söylendi. Sonra da namazına devam etti. Cüreyc'in kendisiyle konuşmak istemediğini zanneden annesi:

- Allahım! Kötü kadınların yüzüne bakmadan Cüreyc'in canını alma! diye beddua etti. 
Kasaba halkı bir gün Cüreyc'in ibadete düşkünlüğü hakkında  konuşuyorlardı. 

Güzelliği ile tanınan kötü bir kadın da oradaydı:

- Eğer isterseniz ben onu baştan çıkarabilirim, dedi. Sonra da vakit kaybetmeden Cüreyc'in yanına gitti. Fakat Cüreyc onun yüzüne bile bakmadı.

Kötü kadın Cüreyc'i baştan çıkaramayacağını anladı. O zaman başka bir kötülük düşündü.
Cüreyc'in ibadethânesinde yatıp kalkan bir çoban vardı. Kadın onunla ilişki kurarak çobandan hâmile kaldı. Çocuğunu dünyaya getirince, onun babasının Cüreyc olduğunu ileri sürdü. Bunu duyan halk Cüreyc'in yanına gelerek onu alaşağı ettiler ve ibadethânesini yıkarak kendisini dövmeye başladılar.

Halkın kendisine niçin hakaret ettiğini bilmeyen Cüreyc:

- Niçin böyle davranıyorsunuz? diye sordu.
- Sen bu fahişe ile zina etmişsin. O da senin çocuğunu doğurmuş, dediler. Cüreyc:
- Çocuk nerede? diye sordu.

Çocuğu alıp getirdiler. Cüreyc kendisini döven adamlara:
- Yakamı bırakın da namazımı kılayım, dedi. 

Namaznı kılıp bitirince çocuğun yanına geldi ve eliyle karnına dokundu:
"Söyle çocuk, baban kim?" diye sordu.

Çocuk dile gelip konuştu:

- Babam falan çobandır, dedi.

Çocuğun konuştuğunu gören halk, Cüreyc'in ellerine kapanarak öpmeye ve ondan af dilemeye başladılar.

- Sana altın bir mâbed yapacağız, dediler. Cüreyc: 

- Hayır, ben altın mâbed istemem. Eskiden olduğu gibi yine kerpiçten yapın, dedi. 
Ona kerpiçten bir mâbed yaptılar.

Konhaber.com/Selman Kaya

Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.