Son Dakika Haberler

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit: "Keşmir sorunu ve orada yaşanan insanlık dramının, uluslararası toplumun devletler hukukunun ilkeleri ve insan haklarına ilişkin samimiyetlerinin bir testi niteliği taşıdığına inanmaktayım" Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: "Her türlü sıkıntıya ve baskıya maruz kalan, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen Keşmir halkına destek olmak, hukuktan ve evrensel değerlerden bahseden bütün kişi, toplum ve ülkelerin bir samimiyet sınavıdır"

ANKARA (AA) - Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, "Keşmir sorunu ve orada yaşanan insanlık dramının, uluslararası toplumun devletler hukukunun ilkeleri ve insan haklarına ilişkin samimiyetlerinin bir testi niteliği taşıdığına inanmaktayım." dedi.


Stratejik Düşünce Enstitüsü ve Lahor Barış Araştırmaları Merkezi iş birliğinde bir otelde düzenlenen "Keşmir Krizi: Barışa Yönelik Tehditler ve Uluslararası Toplumun Rolü" kongresi başladı.


Kongrenin açılışında, Hacı Bayram Camisi İmam Hatibi Ahmet Karalı Kur'an-ı Kerim okudu.


Yargıtay Başkanı Cirit, yaptığı konuşmada, kongrede ele alınacak konuların insan haklarının birleştirici gücünü göstermesi bakımından son derece önemli olduğunu belirtti.


Cirit, kongreyi düzenleyen kuruluşlara teşekkür ederek, "Keşmir sorunu ve orada yaşanan insanlık dramının, uluslararası toplumun devletler hukukunun ilkeleri ve insan haklarına ilişkin samimiyetlerinin bir testi niteliği taşıdığına inanmaktayım." diye konuştu.


İnsanlık tarihinde utanç verici birçok olayın yaşandığına işaret eden Cirit, insan hakları ve erdem ilkelerini korumak amacıyla yapılan bütün uluslararası antlaşmaların çoğu zaman boş bir övünme meselesi olmaktan başka bir anlam taşımadığını söyledi.


Cirit, bu amaçla kurulan uluslararası kuruluşların dayandıkları temel değerlere yabancılaştığına vurgu yaparak, açlık, sefalet ve güçlünün zayıfı ezmesi gibi bir dizi insanlık ayıbının her zamankinden daha fazla arttığına dikkati çekti.


Sömürgecilik ve devletler hukukunun çiğnenmesinin başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere sivil halka yönelik şiddet ve bunun sonucunda meydana gelen ölümlerin sadece birer sayısal değerden ibaret olduğunu dile getiren Cirit, şöyle devam etti:


"Birleşmiş Milletlerin (BM) 74'üncü Genel Kurulu'nda Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi dünyanın çok değişik yerlerinde cereyan eden insanlık dramları, katliamlar, sömürgecilik ve kölecilikten gelen anlayışlar maalesef dünyanın bir kanayan yarası olmuştur. Bugün insanlık bu meselelerle dertlenmemektedir. En önemli sıkıntımız dertlenme, adalet, merhamet ve hoşgörü. Bunları dünya üzerinde gerçekleştirebilecek yeni bir dünya düzeni kurabildiğimiz takdirde dünya daha yaşanılır bir dünya olacaktır."


- "Sömürge politikalarının sürdürülmesi hedefleniyor"


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da İslam coğrafyasında bilinçli bir şekilde kriz bölgelerinin oluşturulup Müslüman toplumların siyasi ve ekonomik yönden zayıflatılarak, sömürge politikalarının sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.


Keşmir nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan ve asli unsuru olan Müslümanların, sürekli baskılara ve hak ihlallerine uğradığını anlatan Erbaş, bölgesel ve küresel çekişmelerin, emperyalist uygulamaların ve haksız politikaların kuşatması altında zaman zaman ciddi dramlar ve zulümler yaşandığını söyledi.


Küresel oluşumların etkili olduğu bir dönemde İslam dünyasının eğitim, aile, gençlik, çevre, gıda, ekonomi, teknoloji ve diğer alanlarda fikir ve iş birliği yapmak zorunda olduğunu vurgulayan Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Buradan bütün dünyaya bir kez daha ifade etmeliyim ki her türlü sıkıntıya ve baskıya maruz kalan, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen Keşmir halkına destek olmak, hukuktan ve evrensel değerlerden bahseden bütün kişi, toplum ve ülkelerin bir samimiyet sınavıdır. Keşmir'de barış ve huzurun temini için başta Pakistan ve Hindistan olmak üzere İslam ülkelerinden oluşturulacak bir barış komisyonu marifetiyle çalışmaların yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Keşmir halkının geleceğini, halkın kendi iradesiyle belirlemesine yönelik çabaları destekliyor, barış, huzur, kardeşlik ve adaletin en kısa sürede tesis edilmesini diliyorum."


- "Halkın beklentileri ve ihtiyaçları öncelenmeli"


TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç ise Keşmir krizinin 70 yılı aşkın süredir çözüme kavuşturulmayan bir sorun olarak uluslararası kamuoyunun gündeminde yer aldığına işaret ederek, bu sorun konuşulurken uluslararası sistemin ve kurumlarının işlevselliğinin de tartışılması gerektiğini dile getirdi.


Bu sorunun çözümü konusunda ilkesel olarak halkın beklentilerini ve ihtiyaçlarını önceleyen yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine dikkati çeken Bilgiç, "Pakistan ve Hindistan'ın Keşmir sorunundan doğrudan etkilenen taraflar olarak krizin çözümü konusunda önemli birer aktör olduğunu da teslim etmek gerekmektedir. Uluslararası sistemin ve sahanın gerçeklerinden uzak, fazla idealize edilmiş yaklaşımların daha başta başarısızlığa mahkum olması gibi bir ihtimali de göz önünde tutmamız gerekir." değerlendirmesinde bulundu.


- "Açık, kapsamlı ve iyi niyetli diyaloğun kurulması gerekiyor"


AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise Cammu-Keşmir'in dünyanın en güzel yeri olmasının yanı sıra bölgenin çatışma ve ölümlerle gündeme gelmesinin gönüllerde kanayan bir yara olduğunu ifade etti.


Pakistan ve Hindistan arasında açık, kapsamlı ve iyi niyetli diyaloğun kurulması, müzakerelerin sabırla yürütülmesi ve her şeyden önce Keşmir halkının arzu ve beklentilerine kulak verilerek hareket edilmesi gerektiğine işaret eden Akbaşoğlu, "Keşmir konusunda geçmişte alınan muhtelif Birleşmiş Milletler kararları ortadayken, Hindistan'ın bu ihtilaflı konuyu bir iç meseleden ibaret görme yönündeki değerlendirmelerine iştirak etmemiz mümkün değildir." ifadelerini kullandı.


- "Keşmir, küresel bir güç mücadelesine kurban edilmek isteniyor"


MHP Grup Başkanı Vekili Erkan Akçay ise Keşmir'in küresel bir güç mücadelesine kurban edilmek istendiğini, bu meselenin ABD ile Çin arasındaki küresel bir mücadele sahnesine dönüştürüldüğünü kaydetti.


Bu krizin merkezinde Hindistan'ın insan haklarına ve her türlü değere aykırı tutumlarını gördüklerini bildiren Akçay, "Bir taraftan İsrail'in Hindistan'la silah satış anlaşmaları, diğer taraftan ABD'nin Çin'e karşı bir hamle olarak Hindistan'ı desteklemesi bölge sorunlarının çok aktörlü ve çok boyutlu olmasına sebep olmaktadır. Keşmir, ABD ile Çin arasındaki hegemonik mücadelenin bir cephesi haline getirilmek istenmektedir." değerlendirmesinde bulundu.


Kongre, yarın sona erecek.


Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X