Son Dakika Haberler

Bu haberi daha sonra okumak için kaydedebilir ve sağ üst köşedeki butona basarak haberi okuyabilirsiniz!

AK Parti Sözcüsü Çelik, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu: (2)

"(Erdoğan-Putin görüşmesi) İki taraf da uygun bir tarih çalışır ama tabii Türkiye burada sınırı çizmiştir. 'Ay sonu' dediğinde, yakın bir zamanda bu görüşmenin olması ve neticesinde atılacak adımın kesinleşmesi gerekir" "Suriye toprağında gözünüz var, ifadesi net bir şekilde Esed rejiminin sözcülerinden duyduğumuz bir cümledir. Esed rejiminin sözcülerinden duyduğumuz bir ifadeyi Türk iç politikasında sadece CHP Genel Başkanı'ndan duyuyoruz"

ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşmeye ilişkin, "İki taraf da uygun bir tarih çalışır ama tabii Türkiye burada sınırı çizmiştir. 'Ay sonu' dediğinde, yakın bir zamanda bu görüşmenin olması ve neticesinde atılacak adımın kesinleşmesi gerekir." dedi.


Çelik, Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin bazı milletvekilleriyle bir araya geldiği toplantının ardından, parti genel merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, "Erdoğan'ın Putin ile yapacağı görüşmeye ilişkin Kremlin'den '5 Mart'ta Putin'in başka planları var, görüşme yok.' açıklaması geldi. Değerlendirmeniz nedir?" sorusu üzerine, Çelik, tarihin çalışılacağını, işlerin doğasının bunu gerektirdiğini söyledi.


Çelik, "İki taraf da uygun bir tarih çalışır ama tabii Türkiye burada sınırı çizmiştir. 'Ay sonu' dediğinde, yakın bir zamanda bu görüşmenin olması ve neticesinde atılacak adımın kesinleşmesi gerekir." ifadesini kullandı.


Rejimin "İdlib'de terör unsurları var." diyerek Soçi Mutabakatı ve diğer mutabakatları ihlal eden bir biçimde girmemesi gereken bölgelere girdiğini, işgal etmemesi gereken yerleri işgal ettiğini dile getiren Çelik, Türkiye'ye sunulan tekliflerin de şimdiki fiili durumun kabul edilmesi yönünde olduğunu söyledi. Çelik, şöyle devam etti:


"Böyle bir fiili durumun kabul edilmesi, yani rejimin oluşturduğu fiili durumun kabul edilmesi söz konusu değildir. Rejimin daha önceki ateşkes hattına geri çekilmesi gerekir. Geri çekilmediği takdirde Cumhurbaşkanımız bunu açıklamıştır. Türkiye, rejimi o ateşkes hattına geri götürmek için gereken kararlılığı gösterecektir. Cumhurbaşkanımız ile Putin arasındaki görüşmeyle ilgili tarih çalışılır. Onun kısa sürede gerçekleşmesini bekliyoruz."


- "Netanyahu, Filistin halkının geleceğini gasbetmeye devam ediyor"


Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistin yerleşim bölgelerine inşa kararı almasına ilişkin soru üzerine de şunları söyledi:


"Ne Türkiye açısından meşrudur ne Avrupa Birliği açısından meşrudur bu yasa dışı yerleşimler. Hem yeni yasa dışı yerleşim yerleri açıyor. Mevcut yerleşim yerleri zaten yasa dışıdır. Netanyahu seçim öncesinde yapıyor. Aynı şekilde konut inşa etme gibisinden bir tavra giriyor. İsrail hükümetinin hukuki, makul bir zeminde hareket etmesi söz konusu değildir. Yasa dışı yerleşim demek, iki devletli çözümün daha çok sabote edilmesi, Filistinlilerin haklarının daha çok gasbedilmesi, Filistin'in yok edilmesi için yeni tuğlalar ortaya koyulması, duvarlar inşa edilmesi demektir. Esas mesele şudur, yasa dışı yerleşimler konusunda hem BM'nin hem AB'nin daha ciddi ve somut tedbirler alması lazım. Bütün bunlar söyleniyor ama İsrail'e karşı ne BM'den ne de başka yerlerden somut bir şey çıkmıyor. Yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlerin alınmaması, buralardaki üniversitelerin denkliğinin kabul edilmemesi şeklinde daha önce AB'nin aldığı kararları var. Bunun daha sertleştirilmesi lazım. Netanyahu, Filistin halkının geleceğini kendi seçim propagandası için gasbetmeye devam ediyor maalesef. Bu da yüzyılın planı denilen işgal projesini daha çok cesaretlendirmiştir."


- "Yüz yüze görüşme daha verimli olacaktır"


Çelik, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Putin ile yüz yüze görüşmesi olmaması durumunda telefonla bir görüşme olabilir mi?" sorusuna şu yanıtı verdi:


"Takdir Cumhurbaşkanımızındır. En son yüz yüze görüşmede, dörtlü format gündeme gelmişti. Putin bununla ilgili yaklaşım ortaya koymamıştır. Kendi aralarındaki mutabakat ikili şekildi. Yüz yüze görüşme daha verimli olacaktır. Bunun kısa sürede gerçekleşmesi meselenin halledilmesi bakımından önemlidir. Türkiye'nin oradaki hedefi terörle mücadeledir. Aslında rejim de hedef değildi ama bizim unsurlarımıza saldırarak şehitler vermemize yol açarak kendisini hedef haline getirmiştir. Manevra sahamıza ve gözlem noktalarına yaklaşan rejim unsurları doğrudan düşman hedeftir. Bizim hedefimiz ya da karşı karşıya geleceğimiz unsur Rusya değil."


Sözcü Çelik, Rusya'nın meseleleri çözmek istedikleri, müzakere yürüttükleri taraf olduğunu vurguladı.


Şimdiye kadar insani felaketin önlenmesi ve terörle mücadelede Rusya ile ciddi işbirlikleri ortaya koyduklarına dikkati çeken Çelik, "Gelinen nokta, şu an itibarıyla tıkanmış bir noktadır. Bunun açılması liderlerin görüşmesine bağlıdır. Liderlerin görüşmesi nihai kararı ortaya koyacaktır." ifadelerini kullandı.


- Bahçeli ile görüşme


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MHP Genel Başkanı Bahçeli ile yapacağı görüşmeye ilişkin bir soru üzerine Çelik, terörle mücadele başta olmak üzere ülke için kritik pek çok konuda verdiği güçlü destek için Bahçeli ve MHP camiasına teşekkür etti. Cumhur İttifakı'nın yoluna güçlü bir şekilde devam ettiğini anlatan Çelik, "Temel milli meselelerde tam bir mutabakat var. Cumhurbaşkanımız ile Bahçeli arasında iletişim kanalları her zaman açıktır. Bugün de yüz yüze bir araya gelerek dış politika, İdlib, Suriye ve diğer politika konuları görüşülecektir." şeklinde konuştu.


Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hükümete yönelik "Senin gözün Suriye toprağında var mı, yok mu? Bunu milletin önünde çık söyle." ifadesinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:


"Suriye toprağında gözünüz var, ifadesi net bir şekilde Esed rejiminin sözcülerinden duyduğumuz bir cümledir. Esed rejiminin sözcülerinden duyduğumuz bir ifadeyi Türk iç politikasında sadece CHP Genel Başkanı'ndan duyuyoruz. Ya da tersi oluyor. CHP Genel Başkanı bir şey dillendiriyor, bir hafta sonra aynı şeyi Esed rejiminden ya da başka bir yerden duyuyoruz. Nedendir bilinmez, sebepleri üzerinde çok düşünmek lazım. Ben tamamen politik bir mesele olmadığını düşünüyorum. Daha psikopolitik bir mesele olduğunu düşünüyorum. Tamamen Türkiye'nin karşısında duran, Türkiye'nin hasımlarından yana tutum alan genel bir davranış biçimi var ama İdlib toprağında gözünüz var gibisinden bir ifade, Türkiye'de hiçbir siyasetçinin söylememesi gereken bir ifade. Çünkü bu Türkiye'nin düşmanlarının söylediği ifade. Türkiye'nin düşmanlarının söylediği bir ifadeyi nasıl olur da Türkiye'deki bir partinin genel başkanı söyler? Bunun neresi meşrudur, neresi ahlakidir? Vatandaşlarımız bunu çok iyi takdir ediyordur. Böylesine bir şey Türk siyasi hayatında hiç görülmemiştir. Son derece ufak bazı marjinal, dikkate alınmayan partiler, bu tip şeyleri zaman zaman kullanmışlardır geçmişte ama Türkiye'de ikinci parti durumundaki bir partinin genel başkanının Türkiye'ye hasmane tutumlar içerisinde olan, Türk askerine saldıran bir rejimin siyasi tezlerini bire bir, aynen dinlendirmesi gibi durum son derece vahim bir durumdur."


- CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları


Çelik, Kılıçdaroğlu'nun "Hakimler ve Savcılar Alçak Kurulu" ifadesine ilişkin ise son dönemde Meclis, Cumhurbaşkanlığı makamı ve TSK'ye yönelik yıpratma söylemlerine sıkça başvurulduğunu belirtti.


HSYK'ye dönük zikretmekten utanç duyulması gereken ifadeler kullanıldığına dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:


"Burada tesadüf yok. Sistematik bir yaklaşım içerisindeler. Eski vesayet günlerini hortlatmaya çalışan bir yaklaşım içindeler. Nereden cesaret alıyorlar, hangi psiko-politik saiklerle hareket ediyorlar, onu bilemeyiz. Dış politikada Türkiye'nin tezlerinin, milli güvenlik ihtiyaçlarının tamamen karşısında duruyorlar. Dolayısıyla bütün bu kurumlara bu şekilde saldırması aslında net bir şekilde o kurumlara meşruiyet veren Anayasa ve hukuk, CHP'ye de meşruiyet veriyor. CHP Genel Başkanı bütün bu kurumların meşruiyetine saldırarak kendi partisinin meşruiyetini zedelemeye çalışmış oluyor. Üzüntü verici olan şudur, Türkiye bu kadar olay yaşamıştır, bu kadar acı çekmiştir, zaman, tarih, insanlar değişiyor, coğrafya bambaşka gelişmelere tanıklık ediyor ama maalesef CHP'deki Yassıada zihniyeti zerre kadar değişmiyor."


(Bitti)


Yasal Uyarı:

Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü özel izin alınmadan kullanılamaz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver!

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • Begendim
  • Begenmedim
  • Gülen Surat
  • Kalpli Göz
  • Kızgın
  • Şokta
  • Üzgün

Yorumlar

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan konhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kapat X