DOLAR : 44,22₺
EURO : 51,39₺
STERLİN : 59,28₺
GRAM : 7.477,89₺
ÇEYREK : 12.350,44₺
CUMHURİYET : 49.027,50₺
Güncel

Ortadoğu'da ateş hattı! 7 soruda savaşın ilk haftası

Eklenme: 07.03.2026 - 11:39

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları birinci haftasını geride bırakırken gözler Ortadoğu'nun ve savaşın geleceğine çevrildi. İşte 7 soruda savaşın ilk haftasında yaşanan kritik gelişmeler ve olası senaryolar...

Ortadoğu'da ateş hattı! 7 soruda savaşın ilk haftası
Reklam alanı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ve Washington tarafından “Epic Fury”, İsrail tarafından ise “Roaring Lion” olarak adlandırılan operasyon sekizinci gününe girdi.

Savaşın İran’ın askeri kapasitesini hedef alan güçlü bir operasyon olduğu belirtilse de çatışmaların etkisi hızla büyüyerek Orta Asya’dan Avrupa’nın sınırlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada milyonlarca insanın hayatını ve geçimini tehdit ediyor.

Uzmanlara göre bu tür bir savaşın Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıracağı yönündeki uyarılar kısa sürede gerçeğe dönüşmeye başladı.
İşte İran Savaşı'nın ilk haftasına dair 7 kritik soru…

İRAN SAVAŞI'NIN ARKA PLANI NEDİR?
İran, İsrail ve ABD arasında uzun yıllardır düşmanlıklar söz konusu. Tahran yönetimi Ortadoğu’daki etkisini artırmak için Lübnan’daki Hizbullah ve Yemen’deki Husiler gibi silahlı gruplara destek veriyor. İran aynı zamanda sivil amaçlı olduğunu savunduğu bir nükleer program yürütüyor. ABD ise bu programın askeri amaç taşıdığını öne sürüyor. Washington ile Tahran arasında nükleer faaliyetleri sınırlamaya yönelik görüşmeler sürerken ABD geçen hafta müzakereleri sonlandırarak İran’a yönelik bombardıman başlattı. İsrail ise uzun süredir İran’ın askeri kapasitesine karşı sert bir politika izliyor ve İran’ın nükleer programını büyük bir tehdit olarak görüyor.ABD VE İSRAİL'İN BU SAVAŞTA HEDEFİ NE?
Operasyonun hedeflerine ilişkin farklı açıklamalar yapılıyor. Bunlar arasında İran’ın nükleer programını ortadan kaldırmak, füze kapasitesini yok etmek ve İran destekli silahlı grupların tehditlerini azaltmak yer alıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’dan “koşulsuz teslimiyet” talep ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran’ın füze ve nükleer tehdidinin ortadan kaldırılmasının amaçlandığını söyledi. Ancak bazı açıklamalar operasyonun İran’da rejim değişikliğine yol açabilecek bir süreci de hedefleyebileceğini gösteriyor.

ABD ve İsrail’in İran içindeki muhalif grupları ve bazı silahlı oluşumları ayaklanmaya teşvik ettiği de öne sürülüyor. Böyle bir senaryonun ise İran’da iç savaşa yol açabileceği değerlendiriliyor.SİVİL KAYIPLAR HAKKINDA NE BİLİYORUZ?
İran Kızılayı’nın verilerine göre savaşın başlamasından bu yana İran’da bin 332 kişi hayatını kaybetti. En dikkat çekici saldırılardan biri güneydeki Minab kentinde bir ilkokula düzenlenen bombardıman oldu. Saldırıda çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiği bildirildi. Sri Lanka açıklarında İran’a ait bir savaş gemisinin torpido ile vurulması sonucu en az 87 denizci yaşamını yitirdi. İsrail’in Lübnan’daki saldırılarında yüz binlerce kişi yerinden edilirken Lübnan Sağlık Bakanlığı 217 kişinin öldüğünü ve 798 kişinin yaralandığını açıkladı. İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırıları Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt’te de can kayıplarına yol açtı.

İRAN'DA ŞU AN LİDERLİK KİMDE?
Savaşın ilk gününde İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney hayatını kaybetti.
Yeni liderin kim olacağı henüz açıklanmadı. Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in olası adaylardan biri olduğu konuşuluyor. Şimdilik ülke geçici bir yönetim mekanizması tarafından idare ediliyor. İran hükümetinin ordu ve güvenlik güçleri üzerindeki kontrolünün sürdüğü belirtilse de bazı ülkeler İran’da devlet otoritesinin tamamen çökmesi riskinden endişe ediyor.İRAN NE KADAR SÜRE KARŞILIK VEREBİLİR?
İran’ın konvansiyonel askeri gücü ABD ve İsrail ile kıyaslandığında daha sınırlı. Ancak Tahran yönetimi uzun süredir asimetrik savaş yöntemleri kullanıyor. Bu yöntemler arasında bölgedeki milis gruplar aracılığıyla saldırılar düzenlemek yer alıyor. İran’ın saldırıları şimdiden küresel ekonomiyi etkiledi. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması küresel petrol arzını zorladı. Füze ve drone saldırıları ise uluslararası hava trafiğini olumsuz etkiledi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ TARAFSIZ KALABİLECEK Mİ?
İran yönetimi bölgede bulunan ABD askeri üslerini hedef alıyordu. Bu durum Körfez ülkelerinde ciddi endişe yaratıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri İran’ı rakip olarak görse de doğrudan savaşa dahil olmanın yaratacağı risklerden çekiniyor. Bu nedenle Körfez ülkelerinin çatışmada nasıl bir tutum alacağı henüz net değil.BU SAVAŞ HUKUKEN MEŞRU MU?
Savaşın uluslararası hukuk açısından meşruiyeti de tartışma konusu. ABD ve İsrail saldırılarını önleyici meşru müdafaa olarak nitelendiriyor. Ancak birçok hukukçu ve siyasetçi bu görüşe katılmıyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin operasyona katılmayacağını açıklayarak İngiltere’nin “hukuka aykırı bir askeri eyleme dahil olmayacağını” söyledi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ise çatışmayı “milyonlarca insanın kaderiyle Rus ruleti oynamak” olarak nitelendirerek ABD ve İsrail saldırılarını büyük bir hata ve uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirdi.


Kaynak: Haber Merkezi

Reklam alanı

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Kanala Katıl

Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.

Abone Ol
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü veya bir kısmı özel izin alınmadan kullanılamaz.

⚡ BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!

👏 0
❤️ 0
😊 0
😡 0
👎 0
😂 0
😢 0
😲 0
Toplam 0 tepki

Yorum Yap