HİSDER’in düzenlediği toplantıda Prof. Dr. Yakup Kaya, 31 Mart Vakası’nın arşiv yönünün hâlâ zayıf olduğunu vurgulayarak olayın tam anlamıyla aydınlatılamadığını belirtti. Kaya, isyanın Osmanlı tarihindeki kırılma noktalarından biri olduğuna dikkat çekti.
Hikmet İlim ve Sanat Derneği (HİSDER) tarafından düzenlenen Pazartesi Toplantıları kapsamında, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kaya, “31 Mart Vakası”nı ele aldı. Karatay Belediyesi Şemsi Tebrizi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda olayın tarihsel arka planı, nedenleri ve sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
31 Mart Vakası’nın üzerinden 117 yıl geçmesine rağmen arşiv çalışmalarının hâlâ tamamlanmadığını belirten Kaya, bu durumun olayın tam anlamıyla aydınlatılmasını zorlaştırdığını ifade etti. Kaya, Avcı Taburları öncülüğünde başlayan isyanın kısa sürede büyüyerek İstanbul’da büyük bir kaosa yol açtığını, Meclis-i Mebusan çevresinde gerilimin arttığını ve şehirde korku ortamının hâkim olduğunu söyledi.
Dönemin siyasi ve askeri gelişmelerine de değinen Kaya, Hüseyin Hilmi Paşa’nın olayları kontrol altına almakta yetersiz kaldığını, Selanik’ten yola çıkan Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu’nun İstanbul’a gelerek isyanı bastırdığını aktardı. Olaylarda 21 subayın hayatını kaybettiğini belirten Kaya, kışlalarda çatışmalar yaşandığını ve Yıldız Sarayı arşivinin yağmalanarak önemli belgelerin yok edildiğini dile getirdi.
Konuşmasında Osmanlı’nın son dönemine ilişkin genel bir çerçeve de çizen Kaya, 19. yüzyılın Osmanlı için buhranlar dönemi olduğunu, Tanzimat ve Islahat hareketleriyle birlikte önemli değişimlerin yaşandığını ifade etti. Meşrutiyet sürecine değinen Kaya, 2. Abdülhamid döneminin farklı açılardan değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, tarihsel olaylara ideolojik değil, bilimsel ve tarafsız bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini söyledi.
Balkanlar’da artan çetecilik faaliyetlerine ve Jön Türk hareketine de dikkat çeken Kaya, İttihat ve Terakki’nin oluşum süreci hakkında bilgiler verdi. 2. Meşrutiyet’in ilanının tek başına sorunları çözmeye yetmediğini belirten Kaya, bu süreçte Osmanlı Devleti’nin ciddi toprak kayıpları yaşadığını ifade etti.
31 Mart Vakası’nın en önemli sonuçlarından birinin Sultan 2. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi olduğunu kaydeden Kaya, yerine 5. Mehmed Reşad’ın geçirildiğini ve 1909-1918 yılları arasında Osmanlı’nın büyük ölçüde toprak kaybettiğini söyledi.
Program, soru-cevap bölümünün ardından HİSDER Başkan Yardımcıları Mustafa Dündar, Halil Kayhan ve Tevfik Gazel tarafından Prof. Dr. Yakup Kaya’ya plaket takdim edilmesiyle sona erdi. Toplantı, toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.(Büşra Üstündağ)
Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.
Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.