Konya'da yaşayan Fatih Ketancı, kutsal topraklara uzanan hac yolculuklarını anlattığı 10 bin parçalık koleksiyonunu ziyaretçilerle buluşturdu.
Ankara'daki İskitler bitpazarında tesadüfen bulunan bir taş baskı Kabe resminden etkilenen Ketancı, 10 bin parçalık hac koleksiyonu oluşturdu.
Türkiye'den 1947-1995 yıllarında kutsal topraklara yapılan hac yolculuklarını araştıran Ketancı'nın koleksiyonunda, otobüs biletlerinden pasaportlara, zemzem takımlarından mektuplara, yolculuk fotoğraflarından hac hediyelerine kadar binlerce obje yer alıyor.

Yıllar boyunca büyük sabır ve titizlikle bir araya getirdiği belge, fotoğraf ve objeleri, iki ay boyunca gezilebilecek Konya'daki "Cumhuriyet Dönemi Hac Yolculukları ve Hatıraları Sergisi"yle ziyaretçilerle buluşturan Ketancı, koleksiyonunu anlattı.
Pazar tezgahlarında kaybolmak üzere olan hatıraları kurtardı
Ketancı, bitpazarında sahafları dolaşırken gördüğü Kabe resmiyle bugünkü koleksiyonun temellerinin atıldığını söyledi.
O günden sonra pazarlara daha dikkatli bakmaya başladığını anlatan Ketancı, koleksiyonu genişletmek için adeta bir dedektif gibi iz sürdüğünü dile getirdi.
Ketancı, pazar tezgahlarında kaybolmak üzere olan pek çok hatırayı son anda kurtardığını belirterek, şunları kaydetti: "Kabe'nin tarihi mimarisine ait belgeleri bulmam da ilginçti. Dolaşırken yerde 6 tane albüm gördüm. Bir tanesinin kenarında Kabe'nin çevresindeki Osmanlı revakları olduğunu düşündüğüm bir parça fark ettim. Ben farkında olmadan birisi albümleri satın alıp gitti. 10-15 saniye bekledikten sonra peşinden gittim. Eğer içinden hacla ilgili bir şey çıkarsa satın almak istediğimi söyledim. Kabul etti ve içinden çok kıymetli iki albüm çıktı."
"Hacı Murat" efsanesinin fotoğraflı belgesi koleksiyonda
Koleksiyonun en dikkat çekici parçalarından birinin de Türkiye'de "Hacı Murat" adıyla bilinen otomobillerin bu ismi nasıl aldığına dair fotoğraf olduğunu vurgulayan Ketancı, şöyle konuştu: "Yaklaşık iki yıl önce bir dia (slayt filmi) grubu satın aldım. Bir Türk işçinin fotoğraf makinesinden çıkma diaları incelerken Mescid-i Nebevi'nin önündeki boş alanda araba fotoğrafı gördüm. Sosyal medyada paylaştığımda koleksiyoner arkadaşım Eren Yeşilutlu, 'Ağabey bu Hacı Murat.' dedi. Yakından bakınca anladık. Normalde bu efsane yıllardır anlatılır ama hiçbir fotoğrafla belgelenmemişti. 1974 yılında şahsi araçlarla hacca gitmeye müsaade edilince, bu yerli otomobiller sağlamlığı ve düşük yakıt tüketimi nedeniyle çok tercih edilmiş. İnsanlar hacdan dönünce 'Bu araba hac gördü, hacı oldu.' diyerek satmışlar ve adı Hacı Murat kalmış. Bu dia sayesinde ilk kez bunun fotoğrafını görmüş olduk."
Koleksiyonda hac yolculuğunun tüm detaylarını titizlikle kaydeden çiftin hac belgelerinin de yer aldığına değinen Ketancı, "Biriktirilen anıların topluma aktarılması önemli. Bir şeyleri toplamak kıymetli ancak bunlardan insanları etkileyecek anlamlı bir anlatı oluşturmak bambaşka bir şey. Ortaya beni de çok etkileyen güzel bir hikaye çıktı." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA
Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.
Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.