Anasayfa Güncel Ekonomi Spor Siyaset 3.Sayfa Eğitim Yaşam Dünya Sağlık Teknoloji Bunları Biliyor musunuz?

Savaş tarıma 'pozitif ayrımcılık' adımlarını hızlandırdı

20.03.2022 12:45:00
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşının başladığı 24 Şubat'tan bu yana pek çok alanda aldığı tedbirlerle gıda arzına ilişkin yöntemlerini güncelledi, tarıma "pozitif ayrımcılık" adımlarını hızlandırdı.
Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan süreç gıda arzındaki sıkıntıları gündeme getirirken, bu süreçte birçok ülke tarım politikalarını gözden geçirdi. Hububat, ayçiçeği yağı gibi tarım ürünlerinin fiyatlarında savaşla yaşanan artışlar, tarım politikalarındaki milli hamlelerin öne çekilmesine neden oldu.

Derlenen bilgilere göre, bu süreçte alınan tedbirler kapsamında, yağlı tohum ve bitkisel yağ tedarikinde sorun yaşanmaması ve fiyat istikrarının sağlanması amacıyla kanola, aspir, mısır, soya ve palm yağlarında gümrük vergisi 30 Haziran'a kadar sıfırlandı.

Atıl arazilerde, hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi, kurutma veya işleme tesisleri kurulması, sağlanan hibelerle desteklenecek. Yatırım konularına göre hibe oranları, proje toplam bedelinin azami yüzde 75'i olarak uygulanacak.

Ayçiçeği üretiminde 4 ilde 7 bölgeye daha destek verilecek. Buğday, arpa, çavdar yulaf ve tritikalede bir defaya mahsus dekara 50 lira ek girdi desteği ödenecek. ​​​​​​​ 2022 yılı sertifikalı tohum kullanım desteği, dekara arpa, buğday, çavdar, tritikale, yulaf ve çeltiğe 24 lira, aspire 5 lira, nohut ve kanolaya (kolza) 20 lira, susama 4 lira, kuru fasulye, mercimek ve yoncaya 30 lira, patatese 100 lira, fiğ, yem bezelyesi, korunga ve soyaya 22 lira, yer fıstığına 17 lira olarak ödenecek.

Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER) Başkanı Gülfem Eren, konuya ilişkin değerlendirmesinde, son iki yıldır salgın nedeniyle gıdaya talebin artması ve lojistikte sorunlara bağlı olarak dünyada gıda fiyatlarının yükseldiğini söyledi.

Rusya-Ukrayna savaşının tahıl piyasalarını olumsuz etkilediğinin altını çizen Eren, "Bu gelişmeler ışığında arz güvenliğinin sağlanması, gıda fiyatlarındaki artışın önüne geçilmesi ve üretimin teşvik edilerek yeterlilik oranımızın artırılmasına yönelik tedbirleri olumlu karşılamakla birlikte üretimin artırılmasına yönelik daha kapsamlı tedbirlerin alınması gerektiğine inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Eren, ülkede antrepolarda, lisanslı depolarda, sanayicilerde ve kamuda mevcut hububat stoklarının mayısta başlayacak hasat dönemine kadar tüketim ihtiyaçlarını karşılayacağına işaret ederek, "Rusya-Ukrayna savaşının bir an önce barış ve diplomasi yoluyla çözülmesini arzu ediyoruz. Savaşın devam etmesi halinde hububat arzı yönüyle içi tüketimde sorun olmamakla birlikte, Türkiye'nin dünya un ve makarna ihracatındaki lider konumunun ham madde ithalatı ve fiyatlarındaki artış nedeniyle tehlikeye girebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle HUBUDER olarak ivedilikle üretimi artırıcı tedbirler kapsamında çiftçilerimizi ekilişe teşvik edecek şekilde desteklerin artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, sulanabilir alanların artırılması, üretimde stratejik öneme sahip hububat ve yağlı tohumlara öncelik verilmesi gibi tedbirlerin alınmasını istiyoruz." diye konuştu.

- "2022 yılı içinde ödenecek olmasını önemli buluyoruz"

Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Başkanı Özkan Taşpınar da savaşın ardından açıklanan desteklerin üretici için çok anlamlı olduğunun altını çizerek, "Bu desteklemelerin 2022 yılı içinde ödenecek olmasını da ayrıca önemli buluyoruz." ifadesini kullandı.

Söz konusu desteklerin, tarımsal üretimin artırılması ve sürdürülebilir bir hale getirilmesi açısından anlamlı olduğuna işaret eden Taşpınar, "Bu destekleri tarıma pozitif bir ayrıcalığın ilk adımı alarak görmekteyiz. İnanıyor ve istiyoruz ki hükümetimiz, hububat müdahale alım fiyatlarında da tarıma hak ettiği bu ayrıcalığı gösterir. Verilen desteklerin tarımsal üretim iştahını artıracağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Taşpınar, girdi desteklerinin güncellenmesi gerektiğini belirterek, "Önemli girdi kalemlerinden olan mazot, gübre ve tarımsal elektrikte KDV ve ÖTV gibi argümanlar kullanılarak bir yıllık da olsa girdi maliyetlerinde düşüşün sağlanması çiftçimize rahat bir nefes aldıracaktır." dedi.

DİĞER HABERLER