Anasayfa Güncel Ekonomi Spor Siyaset 3.Sayfa Eğitim Yaşam Dünya Sağlık Teknoloji Bunları Biliyor musunuz?

KOMÜT Başkanı Bulut: "Sadece müteahhiti suçlamak doğru değil"

22.02.2023 18:36:00
Konya Müteahhitler Birliği (KOMÜT) ve Adem Bulut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Adem Bulut, Kahramanmaraş merkezli olan ve 11 ili etkileyen deprem bölgesinde incelemelerde bulunduklarını ifade etti. Bulut, sadece müteahhitleri suçlamanın yanlış olduğunu söyledi.
KOMÜT olarak deprem bölgesine mimar, mühendis ve teknik ekipten oluşan 8 kişilik ekip ile incelemelerde bulunmak için gittik diyen Adem Bulut; 

“Bölge; müteahhitler, inşaat mühendisleri, mimarlar için ‘laboratuvar’ görüntüsü veriyor. Deprem bölgesinde yaşananlar ana akım medyada ve sosyal medyada anlatıldığı bir şekilde değil. Oradaki her yayın kuruluşu kendi göstermek istediğini gösteriyor. Felaketin boyutunu küçük göstermek istiyorsa küçük, büyük göstermek istiyorsa büyük gösteriyor. Yerine gittiğimizde bu felaketin gösterildiğinden kat ve kat büyük olduğunu gördük. İlk olarak Adana’ya gittik. Adana’da yüksek ve dikey yapılara izin verilen bir şehirleşme gördük. Bu bizleri tedirgin etti. Adana’dan sonra Dörtyol, İskenderun ve Hatay’a gittik. Dörtyol’da çok fazla yıkılan bina görmedik. Hatay şehir merkezinin eski bir yerleşim yeri olduğundan birçok binanın yıkıldığını ve yıkılmaya yüz tuttuğunu gördük. Yüksek yapılarda da düşük yapılarda da bunu gördük. Kahramanmaraş, Nurdağı, Osmaniye, Kırıkhan bu bölgelere de gittik. Depremde yıkılan her türlü bina var. Kesin ‘şundan dolayı yıkılmıştır’ diyebileceğimiz bir olay yok. Müteahhiti, zemini, ustayı, betonu suçlamak. Bunları konuşmak doğaldır ama sadece müteahhitleri suçlamak doğru değil, zemini suçlamak doğru değil. Yolların yarıldığını, tren raylarının ‘S’ çizdiğini, beton elektrik direklerinin yıkıldığını gözlemledik. Köylerdeki, 1-2 katlı evlerin yıkıldığını gördük. Bu depremi tek bir sebebe bağlamak doğru değil. Bu noktadan sonra çok fazla konuşmakta doğru değil. Oradaki boyut, anlatılanın üzerinde bir boyut. Devletin kesinlikle yetişemeyeceği, hazırlık yapsa da bu hazırlıkların kesinlikle kafi gelmeyeceği bir deprem ile karşı karşıyayız. Binlerce enkaz vardı. İnsanoğlunun çaresiz kaldığı bir andı. Deprem bizlere bunu gösteriyor. Bunu tamamen kadere bağlamakta doğru değil. Sorumlular kimse cezaları çekmek zorunda. Ama bunu çok iyi incelemek gerekiyor” dedi. 
Mesleğimizi de itibarsızlaştırıyorlar

Rönesans Rezidans’ı incelediklerini ifade eden Adem Bulut; “Demirler, beton hepsi sağlam. Her şey doğru yapılmış. Bina çürük olsa çökerek yıkılırdı ama tabandan kesilerek yıkılmış. Burada sadece bu müteahhitti suçlayıp tutuklamak doğru değil. Yukarıdan aşağıya gelerek; Devlet yetkilileri, bakanlık, belediye yetkilileri, yapı denetim firmaları ve uygulayıcı ustalara kadar herkes suçlu aslında. Sadece müteahhiti suçlamak doğru değil. Bu bizim mesleğimizi de itibarsızlaştırıyor. Bizim mesleğimizin içinde de çürükler var. Her meslekte olduğu gibi. Ancak genel geçer ifadeler kullanmak doğru değil” açıklamalarını yaptı. 

Deprem yönetmeliği doğru bir projedir

Deprem yönetmeliği konusunun Türkiye’de iyi uygulandığını ifade eden Adem Bulut “Deprem yönetmeliği 1999 Marmara depreminden sonra çıkan bir yönetmelik. Daha sonra 2007 ve 2018’de revize edildi. Her depremden sonra revize edildi. Her bölgenin kendi zeminine, kendi imarını uygun şekliyle beton ve demir kullanarak binanın şekillenmesi demektir. Konya’da 2018’den önce 25 santimetre olan kolon kalınlığı 30 santimetreye çıktı. İçindeki demir aralıkları 30 santimetreden 20 santimetreye düşürüldü. Demir ebatları 10’luk dan 12’y, 14’e 16’ya çıkartıldı. Beton sınıfı C20’den C25’e ve C30’a çıkartıldı. Müteahhitler binaları kendi kafasına uygun yapamıyor. İmarlı arsa belirleniyor ve kat yüksekliğini belediye söylüyor. Zemini belli. Zemin etüt çalışması yapılıyor ve inşaat mühendisi projeyi hazırlıyor. Projeyi belediye onaylıyor. Yapı denetim firmalarının gözetiminde denetleme usulüyle yapılıyor. Müteahhitin yönetmelik dışına çıkma gibi bir durumu yok.  Bina bittiğinde yapı denetim firması imza atıyor. Bu imza yapılan binaların deprem yönetmeliğe uygun, sağlam, oturulabilir anlamına geldiğini ifade ediyor. Müteaahitin imza yetkisi yok. Deprem yönetmeliği doğrudur. Yeni yapılan binaların ayakta olduğunu görüyoruz. Yeni binalar yıkılmayabilir ama sallanabilir, eğilebilir buradaki asıl amaç içindeki canlıyı kurtarmaktır. Hiçbir şekilde yıkılmayacak binayı inşa etmek güç” şeklinde konuştu. 

Konya güvenilir bir şehir

Konya’da son 20 yılda ciddi bir yapılaşma olduğunu ve bu yapılaşmanın deprem yönetmeliğine uygun binalarla yapıldığını söyleyen Bulut; “Konya, Türkiye’de riskin en az olduğu illerden bir tanesi. Zeminler farklılık gösteriyor. Meram’da daha az katlı binaların olduğu bölge. Karatay’da 4-6 kattan yukarısı için çok izin verilmiyor. Selçuklu Bölgesi çok katlı binaların oluşturduğu bir bölge. Konya’nın en fazla nüfus yoğunluğu olan ilçesi. Konya güvenilir bir şehir. Son 20 yılda ciddi bir yapılaşma oldu. Konya’da son yıllarda yapılan binalarda oturan hemşerilerimizin tedirgin olmamaları gerekiyor. Ama bu durum elbette takdiri ilahı. Depremin şiddeti, süresi, enerji vurması binayı yıkabilir. Sallanıp yıkılmayan bir bina yapmak için uğraşıyoruz. Yapılan binaların tümü deprem yönetmenliğe uygun. Konya diğer illere göre güvenilir bir il” dedi. 
Doğru planlama yapılması şart

Konya’nın göç alacağını ve bu göçü doğru planlamak gerektiğini ifade eden Adem Bulut; “Konya’nın yoğun göç alacağı ön görülüyor. Sanayi olarak hazır olduğumuzu düşünmüyorum. Konut stoku olarak da buna hazırlıklı değiliz. Konya göç alacak bunu gözlemliyoruz ve burada konut yetersizliği ortaya çıkacak. Bu durum depremden öncede böyleydi. Ev fiyatlarının yanında sanayi dükkanlarının da arttığını görüyoruz. Doğru bir planlama ile bunu kaldıracak bir şehre sahibiz. Konut ve sanayi alanı kurabileceğimiz yerler var. Bunları doğru planlamak gerekiyor. Bu ş sadece konut ve dükkan yapmakla bitmiyor. Bu işin sosyal yapısı var. Hastane, okul, ulaşım bunların tümüyle bir oluşum düşünmek gerekiyor. Konya’nın kendine özgü manevi değerleri var. Huzur şehri, sakinlik şehri. Bunları kaybetmemek gerekiyor. Konya’ya göç edecek kişiler kendi kültürleriyle buraya gelecekler ve bunda dikkatli olmak gerekiyor. Sosyal yapıyı değiştirmemek gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

Konya'da 50'den fazla depremzede aileye yardımcı olduk

KOMÜT olarak Konya’ya gelen depremzede vatandaşlara yardımcı olduklarını ifade eden Adem Bulut; “KOMÜT adına bölgeye yardım tırı göndermedik. Bizler yardım derneği değil. Sivil toplum kuruluşuyuz. Sektörel derneğiz. Duyarsızda kalmadık tabii. Kendi aramızda topladığımız maddi yardımları depremzedelere gönderdik. Ardından Konya’ya gelen depremzede vatandaşlar için planlama yaptık. Elimizde satılık olan hazır dairelerimizi satmadık ve depremzede vatandaşlarımızı yerleştirdik. Şehir merkezinde yeni daireler bulduk. Ücretsiz olarak 6 ay ve 1 sene oturulabilecek daireler tespit ettik. Yerleştirmeye devam ediyoruz. Ev, eşya, gıda, giyim malzemeleri bulmaya çalışıyoruz. Rahatsız olan çocuklar var. Okula yakın evler bulmaya çalıştık. 50’den fazla aileyi yerleştirdik. İlgilenmeye de devam ediyoruz. Kendi bünyemizde ve üyelerimiz depremzede vatandaşlarımız arasından bünyelerinde işi başlattıkları kişiler oldu. Yardım eli uzatmaya çalıştık” dedi. 

Maliyetli ancak kullanılması gereken bir sistem

Sismik izolatörün doğru bir sistem olduğunu ifade eden Bulut; “Sismik izolatör her kolonun birleşme noktasında yerleştirilen yay sistemi. Deprem anında aşağıdaki sallantıyı yukarıya hissettirmemek için uygulanıyor. Çok maliyetli bir sistem. Türkiye’de yapılan inşaat maliyetlerine bakıldığı zaman uygulanabilir kısmı var ama deprem yönetmeliğinde yer almıyor. Kamu yatırılmalarında kullanılıyor. Maliyetli ama kullanılması gereken bir sistem ne olursa olsun. Yapılması gerekiyor. Her daire için 300-400 bin TL maliyet getirebilir. Bu işin zor tarafı ekonomik tarafıdır. Yakın zamanda uygulanabileceğini düşünmüyorum” açıklamalarında bulundu. 

Eski binaları yenilemek gerekiyor

Asıl üzerinde durulması gereken binaların eski binalar olduğunu söyleyen Adem Bulut; “Bizim konuşmamız gereken 1999 öncesi yapılan eski binalardır. Bu binaları nasıl güçlendirebiliriz. Kentsel dönüşüm nasıl olmalı, bunu konuşmalıyız. Eski binaları yenilemeliyiz. Burada devletin hızlı bir şekilde adım atması gerekiyor. Geçmişte yapılan binalar çürük. Elle karılan betonlarla yapılan binalar. Kaçak binalar, gecekondu binalar çok fazla. İmar barışı tartışılması gereken bir konu. İmar barışı olmamalıydı. Depremi tetikleyen bir durum değil ama depremde yıkılan binaların çoğu imarı barışının getirmiş olduğu yasallaşma ile yıkılan binalar. Bu acı bir durum. İstanbul’u konuşmak gerek. Orayı nasıl boşaltacağız? Orayı nereye götüreceğiz? TOKİ binaları dimdik ayakta. Şehir merkezinden uzakta, sert zeminlerde inşa edilmiş binalar yıkılmadı. Eski Maraş ile yeni Maraş’a bakmak lazım. Kahramanmaraş’ta yeni binalar ayakta duruyor. 10-12 katlı binalar yıkılmamış” dedi. 

Bilinçlenmemiz şart

Vatandaşın bilinçlenmesi gerektiğini ifade eden Bulut; “Bina alacak vatandaşlar müteahhitlerini iyi seçsin. Müteahhittin eski yaptığı evleri gezebilir ve bilgi alabilirler. Müteahhitten ev ile ilgili yönetmelik ve teknik raporları isteyip bunu incelebilirler. Bunları öğrensinler. Biraz daha bilinçli bir toplum haline gelmemiz gerekiyor. Kahramanmaraş merkezli olan ve 11 ili etkileyen depremlerde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Böyle felaketlerin yaşanmamasını da Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Zor bir süreçten geçiyoruz ülke ve millet olarak. Elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Bunlar bizim insanlık görevlerimiz” açıklamalarını yaptı. 

 

DİĞER HABERLER