Anasayfa Güncel Ekonomi Spor Siyaset 3.Sayfa Eğitim Yaşam Dünya Sağlık Teknoloji Bunları Biliyor musunuz?

Avukat Hüseyin Aydın "Hafızanda Ne Var?" programına konuk oldu:

24.10.2021 00:41:00
"(15 Temmuz darbe girişimi) Eğer bu denkleme halk dahil olmasaydı devletin kısa vadede bu darbe girişimini bastırması mümkün değildi. Bu nedenle halkımız her türlü takdiri hak ediyor. O gece halkımız devletini bir saldırıya karşı korumuştur ve devletin gerçek sahibinin kendisi olduğunu göstermiştir" "O gece devlet ve millet olarak dönüşü olmayan bir noktadan dönüldü. O noktadan dönebilmek, devleti tekrar çalışır hale getirmek ve millete ait kılmak mucizevi bir şeydi"

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Doç. Dr. Hüseyin Aydın, 15 Temmuz Derneğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte düzenlediği "Hafızanda Ne Var?" programının Ekim ayı konuğu oldu.


Dernekten yapılan açıklamaya göre, programda konuşan Aydın, 15 Temmuz gecesinin bir milat olduğunu belirterek, darbe girişiminin ardındaki örgütsel yapının topluma, devlete ve millete pek çok bedel ödettiğini söyledi.


Aydın, FETÖ'nün ülkeye verdiği en büyük zararın ise insan kaynağı olduğuna dikkati çekerek, "Eğitimli bir nesli devlet ve millet olarak kaybettik. Artık bunlarla adli ve idari mücadele dışında bir seçeneğimiz yok. 15 Temmuz'da devlette ortaya çıkan tablo çok vahim. Böyle bir tabloyla tarihte herhangi bir devletin karşılaştığını zannetmiyorum. FETÖ'nün TSK'da bu kadar güçlü olduğunu kimse öngöremedi. O gece devlet ve millet olarak dönüşü olmayan bir noktadan dönüldü. O noktadan dönebilmek, devleti tekrar çalışır hale getirmek ve millete ait kılmak mucizevi bir şeydi." diye konuştu.


FETÖ'nün TSK içindeki yapılanmasını da anlatan Aydın, "1986'da askeri liselerde bu yapı tespit ediliyor ve bir araştırma yapılıyor. Öğrencilerin yüzde 60-70'i 1986 'da örgüte mensup çıkıyor. Bunların bir kısmı 15 Temmuz'da önemli rollerde karşımıza çıkıyor. 15 Temmuz darbe girişimi büyük oranda albay ve tuğgenerallerin etkili olduğu bir girişimdi. Asıl 15 Temmuz'da önemli yapı ise 90-94 Harp Okulu mezunları. Bunların yüzde 95'i darbeye fiilen katılanlar." şeklinde konuştu.


Aydın, 15 Temmuz'da Hava ve Deniz kuvvetlerinden çok fazla unsurun darbe girişimine katıldığını söyleyerek, şunları kaydetti:


"TSK'nın en büyük ordusu Kara Kuvvetleridir. Darbe girişimine oransal olarak Kara Kuvvetlerinden az kişinin katıldığını görüyoruz. Bunun nedeninin, örgütün darbenin başarısız olma ihtimaline karşı daha az unsurun deşifre olmasını sağlamak olduğunu düşünüyorum. Türk yargı tarihi açısından bir darbe girişiminin etkin bir şekilde soruşturulduğu bir örnek yok. Yargının ilk saatlerde soruşturma açarak gösterdiği refleks takdir edilmelidir. TSK'ya sızan FETÖ'cüler için örgüt içi evlilik çok önemli. İçerde tutuklu bulunan ve itirafçı olup önemli bilgiler veren birçok subay, aileleri üzerinden tekrar ikna edilerek itirafçılıktan vazgeçirildi. Konuşacak pek çok kişi aile ve çocukları üzerinden örgüt tarafından tehdit edilerek susturuldu. Yani ailelerin varlığı içerdekilerle örgüt arasında kurulan bağın sürdürülmesi açısından önemli."


15 Temmuz günü darbe girişimini MİT'e bildiren binbaşının ihbar sürecini de anlatan Aydın, "Birtakım analizler yapılıyor ve deniyor ki 'Darbe böyle mi olur?' Bunun üzerinden spekülasyonlar geliştiriliyor. Ancak darbenin planlandığı saat gece 03.00. Bu darbe girişimi iyi planlanmış hatta mükemmele yakındı. İstedikleri saatte yapabilselerdi teknik olarak başarılı olacaklarını düşünüyorum." dedi.


O gece Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişimini de anlatan Aydın, suikaste giden ekibin TSK'nın üç seçilmiş birliği olan MAK Timleri, SAT Timleri ve Özel Kuvvetlerden oluştuğunu söyledi.


Aydın, bu üç timin aynı anda sahada olduğu bir başka operasyon bulunmadığını vurgulayarak, "Çok geniş kapsamlı hazırlık yapıyorlar. Duruşmalardaki gözlemlerime göre örgütsel aidiyeti en yüksek subay ve astsubay profiliyle karşı karşıyayız. 15 Temmuz'un dönüm noktalarından biri, suikast timinin hedefine ulaşamamasıdır." diye konuştu.


Suikast timinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerini tam tespit edemediğini aktaran Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Cumhurbaşkanımızın Grand Yazıcı Otel'deki villalardan birinde tatil yapacağını öğreniyorlar ama Cumhurbaşkanımızın İstanbul'dan hareketinden sonra helikopteri arıza yapıyor. Otelin helikopteri Çıldır Havalimanı'na çağrılıyor. Cumhurbaşkanımız otelin helikopteriyle gece otele iniş yapıyor. Dolayısıyla İstanbul'dan havalandığını biliyorlar ama bakıyorlar ki o helikopter otele gelmiyor. Arızası giderildikten sonra Otluk Koyu'na geliyor. O gece darbe girişimi erkene alınınca yerini tam tespit edemiyorlar. Grand Yazıcı'da mı Otluk Koyu'nda mı olduğundan emin değiller. Bu helikopter arızası sıra dışı bir olay ve kader planının bir parçası bana göre."


Aydın, 15 Temmuz gecesi birçok noktada sıra dışı olayın yaşandığını ve hain girişimin bu şekilde bastırıldığını belirterek, "O gece devletimiz kendi imkanlarıyla bu darbeyi bastırabilecek durumda değildi. Bunu örgütün TSK ve devletin içindeki gücünü dikkate alarak söylüyorum. Eğer bu denkleme halk dahil olmasaydı devletin kısa vadede bu darbe girişimini bastırması mümkün değildi. Bu nedenle halkımız her türlü takdiri hak ediyor. O gece halkımız devletini bir saldırıya karşı korumuştur ve devletin gerçek sahibinin kendisi olduğunu göstermiştir." ifadelerine yer verdi.


Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ali Köse'nin yaptığı program, 15 Temmuz Derneği YouTube kanalından da izleyicilerle buluştu.


DİĞER HABERLER