DOLAR : 45,737₺
EURO : 53,112₺
STERLİN : 61,571₺
GRAM : 6.673₺
ÇEYREK : 10.966₺
CUMHURİYET : 43.196₺
GREMSE : 107.989₺
3.Sayfa

Konya Ovası’nda su krizi derinleşiyor! Uzmanlar ‘Artık Geri Dönüş Yok’ diyor

Eklenme: 09.06.2025 - 15:11

Kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı, kuraklık ve azalan yağışlar Konya Ovası'nı çökertiyor. Binlerce obruğun oluştuğu bölgede uzmanlar, "Artık geri dönüş yok" diyor.

Konya Ovası’nda su krizi derinleşiyor! Uzmanlar ‘Artık Geri Dönüş Yok’ diyor
Reklam alanı

Kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan Türkiye'de küresel ısınma, iklim değişikliği, yağış rejiminin değişmesi kuraklık tehlikesini de beraberinde getirirken Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, yeraltı su kaynakları ve Konya Ovası'nda gerçekleşen obruklar hakkında bilgi verdi. İklim değişikliğinin etkilerinden bir tanesinin de kuraklık ve su kaynaklarına olan olumsuz etkileri olduğuna dikkat çeken Ataş, iklim değişikliğine bağlı olarak yağış rejiminin değiştiğini bunun da yağış miktarlarında azalmaya sebep olduğuna dikkat çekerek, "Yağış ve buharlaşma arasındaki denge bozulduğu zaman tüm bu hidrolojik dengede bozuluyor. küresel iklim değişikliğine bağlı olarak özellikle kar yağışlarının azalmasıyla beraber, yüzey suyu ve yeraltı suyu kütlelerinin miktarında azalmaya sebep olmuştur." dedi.Kurak döneme girdik
"Yeraltı suları tükeniyor mu?" sorusunu yanıtlayan Ataş, Türkiye'deki yağışın yüzde 65'inin buharlaştığını ve geri kalan kısmının yüzeysel akışa geçtiğini, bir kısmının da yeraltını beslediğini belirterek, "Kar yağışı yeteri kadar yağarsa yüzey suları, yeraltı sularını besleyecek ve belli bir zaman sonra yeraltı sistemleri yüzey sularını besleyecektir ve bu döngü devam edecektir. Böyle durumda çok büyük problem yaşanmazken küresel ısınmaya bağlı sıcaklığın ve buharlaşmanın artması, yağışların azalmasıyla beraber maalesef biz bu su kütlelerinin üzerindeki olumsuz durumu yaşıyor olacağız dedi. İklim krizinin sonuçlarından bir tanesi de buzulların erimesidir bu durum okyanus akıntılarının değişmesine sebep olmakla birlikte ana rüzgar yönlerini ve mevsimleri değiştirmektedir. Küresel anlamda iklimler değişiyor, ülkemizde normal şartlarda kış aylarında yağışlı olması gereken dönemleri maalesef şu an da kurak geçiriyoruz. Sonuç olarak ülkemiz kurak bir döneme girmiş durumda dolayısıyla öncelikle küresel ısınmanın etkilerini minimuma indirmek, iklim değişikliğini yavaşlatmak ve azaltmak ve buna yönelik tedbirleri ve önlemleri almak zorundayız." diye konuştu.Sanayinin artmasıyla sıkıntılar yaşayacağız
Türkiye'nin mevcut bir su potansiyeli olduğunu ve bu su potansiyelini etkin ve verimli şekilde kullanmak zorunda olduğumuza dikkat çeken Ataş, "Sürdürülebilir su yönetimini uygulamamız gerekiyor. Şu an mevcut nüfusumuz 86 milyon ve 2050 yılında bu nüfusun 100 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Ülkemizde, kişi başına düşen su miktarı bin 500 metreküp su iken nüfusun, sanayideki su kullanımının ve tarımsal sulamanın artmasına bağlı olarak kullanılacak su miktarı nispeten azalacağı için bu konuda sıkıntılar yaşayacağız. Şu an mevcut su potansiyelimizin üzerinde bir su stresi mevcuttur." şeklinde konuştu.

100'ün üzerinde yeraltı barajı yapımı devam ediyor. Bu amaçla
Türkiye'deki yüzey suyu rezervine katkı sağlaması amacıyla 100'ün üzerinde yeraltı barajı yapımı devam ederken konuyla ilgili açıklama yapan Ataş, İklim değişikliği ile beraber su kaynaklarımız azalıyor. Yağışların şiddetli sağanağa dönüşmesi ve şehirleşme, yağışların yüzey barajlarında depolanma miktarını azaltmaktadır. Ayrıca doğal ortamın kirlenmesi de temiz suya erişimi zora sokmaktadır. Ortalama sıcaklıkların artması, buharlaşma, yerüstü barajların rezervuarındaki su kaybını hızlandırmaktadır ". İklim değişikline bağlı kuraklığında getireceği olumsuzlukları da düşünürsek önlem almak ve mevcut suyumuza sahip çıkmak zorundayız. Devlet su işlerinin yeraltı su barajlarıyla ilgili çok etkin çalışmaları devam etmektedir. 100'ün üzerinde yeraltı su barajı bulunmaktadır. Buradaki amaç akifer sistemlerindeki suyu yerin altında depolayarak bir baraj sisteminin oluşturulduğu mühendislik yapılarıdır ve gerekli görülen bölgelerde bu barajlardan tarımsal sulama, içme ve kullanma suyu amaçlı faydalanabiliyoruz. Ayrıca, yüzey suyu kütleleri üzerinde meydana gelen buharlaşmasının önüne geçmek adına bazı önlemlerde alabiliriz. Baraj, göl yüzeyi gibi yüzey suyu kütleleri üzerinde son zamanlarda kullanılan gölge topları bu amaçla kullanılabilir. Gölge toplarını baraj veya göl üzerine göndererek yüzeyde bir bariyer oluşturuyorsunuz ve suyun buharlaşmasına büyük ölçüde engel olabiliyorsunuz." dedi.

Konya'daki obruklar geri döndürülemez
Konya Ovası'nda meydana gelen obrukların geri döndürülemeyeceğine dikkat çeken Özge Can Ataş, bundan sonrası için önlem ve tedbir alınmasını söyledi. Ataş, bu oluşumun en büyük sebeplerinden bir tanesinin küresel ısınma, iklim değişikliği, iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve yağış rejimindeki değişim olduğunu söylen Ataş , "Özellikle Konya Havzası'nın içinde bulunduğu İç Anadolu Bölgesi Türkiye'deki en az yağış alan bölgedir. Bununla beraber tarımında yoğun olarak yapıldığı bir bölgedir. Özellikle 1930'lu yıllardan sonra tarımın ilerlemesiyle beraber oradaki tarımla ilgilenenler, yeraltı suyunu oldukça yoğun kullanmaya başlamışlardır. Şu anda mevcut 60 bine yakın ruhsatsız ve toplamda 90 bine yakın kuyu olduğu biliniyor ve buralardan yapılan aşırı ve kontrolsüz yeraltı suyu çekimleri maalesef oradaki eriyebilir karbonatlı kayaçların litostatik basıncını bozmuş ve eriyebilir karbonatlı kayaçların aşırı su tüketimine bağlı olarak çökmesine ve binlere yakın obrukların oluşmasına sebep olmuştur. Maalesef şu anda obruklar geri döndürülemez ama bundan sonrası için gerekli tedbirler alınabilir." şeklinde konuştu.

Kocaeli'de acil durum yeraltı sondajları var
Mevcut su potansiyeli yeterli görünse de çok göç alan bir bölge olduğu için Kocaeli'de su yönetiminin etkin yapılmasına dikkat çeken Ataş "Mevcut su kaynaklarımızı iyi korumamız gerekiyor. Yuvacık barajımız mevcuttur. 2006 ve 2016 yılında ciddi kurak periyodu yaşadık. O dönemlerde İSU Genel Müdürlüğümüz hızlı bir aksiyon alarak kuraklıkla mücadelede gerekli önlemleri aldılar. Yuvacık barajı ve Sapanca Gölü arasında bir terfi istasyonu oluşturularak bir hat çekilmiştir. Acil eylem planı oluşturularak Yuvacık Barajı susuz bırakılmadan bu problem giderilmiştir. Bununla beraber yaklaşık 100 tane acil durumda kullanılmak üzere bulunan yeraltı suyu sondajlarımız vardır. Kandıra'daki Namazgah barajımız vardır. Hatta Yalova'da bulanan Gökçe Barajı zorunlu hallerde kullanılabilecek barajlardan bir tanesidir. Karamürsel'de yapımı devam eden barajımız vardır. Sakarya ile ortak kullanılması hedeflenen Ballıkaya ve Akçay barajlarımız vardır. Kocaeli için önümüzdeki yıllarda İSU Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu açıklamada 2040 yılına kadar bir su problemi olmayacağı öngörülmektedir. Ama mevcut su kaynaklarımızı korumak ve etkin şekilde yönetmek zorundayız." dedi.


Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, yaptığı açıklamada vahşi sulama yönteminin özellikle Türkiye'de çokça yapılan bir hatalı sulama yöntemi olduğunu ve bu yöntemin toprak kalitesini bozmakla beraber mevcut su potansiyelini olumsuz yönde etkilediğini sözlerine ekledi.


Kaynak: İHA

Reklam alanı

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber kanalımıza katılın.

Kanala Katıl

Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google News’te KONHABER'e abone olun.

Abone Ol
Yasal Uyarı: Yayınlanan haberler, köşe yazıları, fotoğraflar, yazı dizileri ve her türlü eserin tüm hakları Mirajans Medya İletişim Reklam Haber ve Prodüksiyon A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilerek bile olsa eserin bütünü veya bir kısmı özel izin alınmadan kullanılamaz.

⚡ BU HABERE EMOJİYLE TEPKİ VER!

👏 1
❤️ 0
😊 1
😡 6
👎 4
😂 0
😢 3
😲 2
Toplam 17 tepki

Yorumlar

  • nebi 346 gün önce

    Konya meramda yerleşim yerlerinin kenarında adamlar tabancayı 12 saat aynı yere akıtıyorlar kuyu kaçak sadece elektrik parası, oda varsa. Ne kontrol eden var ne ilgilenen.

  • gonyalı 346 gün önce

    Turizm yetkililerin bu olaya el atması lazım.

  • SHADOW3442 346 gün önce

    MAVİ TÜNEL NE OLDU ??? HANİ SUSUZ KALMAYACAKTI KONYA OVASI

  • Vatandaş 346 gün önce

    Tarımla sulama ile ilgili sorunları gidermek için şimdiye kadar Konya ovasında hiçbir çalışma yapılmadı önlem alınmadı görevi gereği yapması gerekenlerde sadece konuştular ilerde yaşanacak şu sorununun vebali onların olacak gelecekte hakettikleri gibi anılacaklar...

  • köylü 346 gün önce

    KONYA da her tarlaya sondaj kuysu açtılar .hazıra dağlar dayanmaz bunun sonucu kuraklık olacağı aşikardı.katlanacaklar .???????.

  • kasım 346 gün önce

    akşehir in bazı köylerinde hala yeni kaçak ve ruhsatsız su kuyulaeı açılıyor yetkililer neden bunları görmüyor

  • Ahmet 347 gün önce

    Belki 20 yıldır önlem alınmalı diye raporları haberleri okuyoruz ama kimsede bir hareket yok. Sonunda olacak olan belli: Şimdi mısır ve pancardan zengin olan bölge halkı çocuklarına toprak dahil hiçbir miras bırakmayacak.

  • köylü 347 gün önce

    Ben 78 yaşında Belediye Başkanlığı yapmış doktorum.KONYA köylüleri en ufak tarlaya sondaj kuysu açtırmışlardı .sonunda olacağı kuraklıktır.az yiyen çok yer çok yiyen su bulmaaz.??????

  • Mehmet 347 gün önce

    Başta mısır olmak üzere çok su isteyen ürünleri ekmek yasaklanmalı. Su sıkıntı var deniyor çözüm öneren yok.

  • Ali 347 gün önce

    Hala mısır ekiliyor hala vahşi sulama sistemi yapılıyor

Yorum Yap